Ö.K.

Ö.K.
@vulnerasanentur
Ben ki ömrü billah at görmemiş bir nalbant...
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2020 47. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2020 04:31
Bazı cümleler öyle ağırdı ki bunu yaşamış olan insanların sabrına hayret ettim. Bir roman okumadım da geçmişten gelen bir yabancı yüzüme gerçekleri çarpıp öylece gitmiş ve beni geçmişle baş başa bırakmıştı. Kurtuluş Savaşı, İzmir'in işgali, Mondros Mütarekesi... Bunların hepsine aşinayız, çoğu zaman tarih dersinde birçok kez tanık olduk. Peki bunu yaşayanların acılarına ne kadar şahitlik ettik? İşte bu şahitliği sundu bana Ateşten Gömlek. Acılarını ellerime döküp öylece gittiler Ayşe, İhsan, Peyami... Bana kanla yazılmış şanlı tarihin acısı kaldı ve uzun müddet yaşadığım bu toprakların kanla olduğu kadar gözyaşıyla da sulandığını bir kez daha hatırlattı. İzmir'in Yunanlar tarafından işgal edildiği sırada eşini ve küçük oğlunu gözlerinin önünden kaybeden Ayşe ile Kurtuluş Mücadelesi'nin ne çetin olduğu romanın başlarında Halide Edip'in o gür ve vatanperver sesiyle gözler önüne serilir. Ayşe İstanbul'a ayak bastığı andan itibaren İzmir'in simgesi haline gelmiştir. Aynı zamanda İhsan'ın hiç dinmeyecek gönül yarası olmuştur. İzmir'in kurtuluşu için canla başla çalışan, düşünen Ayşe'nin yanında mütemadiyen İhsan ve Peyami'yi de görürüz ve bu mücadeleyi olayları bu kadar yakından gören Peyami'nin kaleminden dinleriz. Hastanelerde hemşirelik görevini yerine getiren Ayşe vasıtasıyla savaşın içler acısı halini en yakından izler, İhsan'ın gönlünde yatan aşkın imkansızlığıyla ateşten gömleği İhsan'la birlikte biz de giyeriz adeta. İzmir kurtulur, savaş kazanılır, güneş doğar elbette. Fakat gerideki tablo güneş kadar yakıcıdır. Ölenler dövüşerek ölmüşler ve bir vatan bırakmışlardır geleceğe. Ve biz ne çok şey borçluyuzdur Ayşe, İhsan ve Peyami gibilerine... Ne çok şey borçluyuzdur Mustafa Kemal'e...
Edebiyat
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,3bin okunma
Reklam
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
Esas adı "Kopar Zincirlerini Gülsarı" iken daha sonra "Elveda Gülsarı" halini almış efsane Aytmatov romanlarından birisidir. Romanda Kırgızistandaki yaşama, örf ve adetlere, geleneklere, oyunlara rastlarız. Ve Aytmatov romanlarının olmazsa olmaz bozkır tasvirlerine. Romanın başkahramanı oldukça tartışmalı olsa da büyük çoğunluk Gülsarı'nın başkahraman olduğu fikrinde birleşmiştir. Çünkü Gülsarı ile birleşmiş bir yaşamı görsek de aslında merkezde hep Gülsarı vardır ve Gülsarı'nın yaşamıyla paralel giden Tanabay'ın yaşamını izleriz. "Keşke Kırgızistan bozkırlarında yaşasaydım ve Gülsarı gibi bir atım olsaydı. Beni anlasaydı ve beraber uçsuz bucaksız bozkırda sonsuzluğa yol alsaydık" dedirtmiş bir romandır bana. Daha önce hiç sahip olmadığım bir şeye karşı özlem uyandırmıştır içimde. Bana doğada gördüğüm her canlıya daha başka bir hassasiyetle bakmamı sağlamış ve kendimi bir atın yerine koymamı sağlayan empatiyi vermiştir roman. Gülsarı'nın özgürlüğüne vurulan zincirleri yüreğimin derinliklerinde hissettirmiştir. Ve bir ata sahip olmanın özlem ateşini içime düşürmüştür. Bu ateş ise uzun zamandır sönmemiştir.
Edebiyat
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
Puan vermedi·331 syf.··
2020 13. kitabı
José Saramago'nun okuduğum ilk kitabıdır Körlük. Okuduktan sonra ve okuduğum esnada uzun bir süre kitaptaki hayatın etkisinden çıkamadım. Kitaptaki karakterlerin başına gelenlerin benim de başıma geleceğinden korkup uzun müddet başıma geldiğinde neler yapabileceğimi düşündüm. Kişinin üzerinde müthiş etki bırakan bir kitap Körlük. Ve kitap, insanların aslında kanunlardan bile değil bir başka gözden korkup hata yapmaktan ve suç işlemekten çekindiği fikrini savunmaya itti beni. Çünkü kitapta görme yetisini kaybeden insanların neler yaptığını ve neleri yapmaktan çekinmediğini görünce vicdanımızın sesinden çok bir başkasının gördüğünden korktuğumuzu hissettim. İsimlerden uzak, çok uzak bir roman. Kitapta hiçbir isim kullanılmamış. Benim gibi isim hafızası olmayanlar için ideal bu yüzden. Yalnızca insanların görünüşleri ve olaylarla bağlantısı yüzünden yapılan şahıs tanımlamaları var. Bu yönüyle de aslında diğer romanlardan farklı bir dili olduğunu söylemek mümkün. Okumaktan büyük keyif aldığım, çoğu zaman tedirgin olduğum ve sonunda daha önce hissetmediğim bir hisle kapağını kapattığım bir kitap oldu benim için. Ve çevremdeki çoğu insana okumalarını şiddetle tavsiye ettiğim...
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma