Kurgu bir anlatı için en önemli öğelerden biridir çatışma. Bu kitapta çatışma daha kitabın ismi ile başlıyor:Anarşist Banker. Bir bankerin anarşist olabilmesi kulağa çok garip geliyor ve Diyaloglar halinde ilerleyen bu kısa bir metinde bu çelişkinin düzeltmesi yapılıyor-tabi ki anlatıcının bakış açısından.
Gençken ‘sıradan’ bir anarşist olan anlatıcı, gençliğinde anarşizmi benimsemiş topluluklarla hareket edip genel geçer kabul edilmiş yöntemlerle proleterya devrimini gerçekleştirmeyi umuyor. Sadece doğal olanın geçerli olduğu bu ütopyada toplumsal kurgulara-para, din, üst sınıf, devlet, düzen sağlayıcılar vb.- yer yoktur. Ancak zaman geçtikçe topluluk içinde de liderlik konusunda bir hiyerarşi oluşma ihtimali, eylemlerin sonuçsuzluğu farklı bir yola girmesine neden olur; en büyük toplumsal kurgu para olduğuna göre paranın onun üzerindeki gücünü sıfırlaması gerekmektedir bu yüzden bir banker olur. Aynı şekilde bunu herkes bireysel olarak yapmalıdır çünkü topluluk içinde liderlik olgusu yeni bir tiranlığa neden olacaktır. Anlatıcı bir zamanlar insanların sonsuz özgürlük için zaruri ama geçiçi ve katlanılması gereken bir olgu olarak gördüğü proletarya diktatörlüğünü ise bunun bir alıştırma dönemi olmasından ziyade insanların düzeni devam ettirmeye dirençli olması açısından yararsız olduğunu düşünür.
Metin kendi içerisinde tutarlı olarak görünse de benim aklıma yatmayan birkaç nokta mevcut.
Öncelikle doğada da liderlik ve bunun için bir savaş olması açısından, doğal farklılıkların sadece saç, ten rengi, boy uzunluluğuyla sınırlandırılması otomatik bir karşıt görüş oluşturuyor. Bu açıdan doğal olanı elde ettikten sonra kimsenin ezilmeyeceği görüşü çöküyor, evet topluluk halinde yaşayan canlılarda doğal liderler ve bunu elde etmenin çabası vardır. Zira Eric Hoffer’in