Ebedî Vuslatın Gölgesinde: Cennetle Müşerref Bir Gönlün Hikâyesi ​İnsanoğlu, varlık sahnesine adım attığı ilk andan itibaren bir "varış"ın özlemiyle nefes alır. Dünya, bu uzun ve çetin yolculukta ruhun ancak bir süreliğine soluklandığı, kumları arasında hakikati aradığı bir menzildir. Oysa hakiki huzur, geçici olanın aldatıcı parlaklığında değil, Allah’ın vadettiği cennetin ebedî huzurunda saklıdır. Cennetle mutlu olmak, dünyayı bir amaç değil, bir eşik; bir son değil, bir hazırlık evi olarak görme bilgeliğine ermektir. ​Bu yüksek şuur, evvela O Ebedî Sevgili’nin rızasını her şeyin üzerinde tutmakla filizlenir. Bir kalp, kendi arzularının sisli vadisinden çıkıp Rabb’inin rızasına yöneldiğinde, dünyanın tüm ihtişamı bir seraptan ibaret kalır. İnsan, yaratıcısının hoşnutluğunu hayatının pusulası yaptığında, artık fani olanın peşinde değil, baki olanın izinde yürüyen bir yolcuya dönüşür. Bu yolculukta gönül, dünyaya değil, sadece sahibine, yani Rabbine emanettir. Zira emanet edilenin sahibi Allah ise, o kalp dünyanın kederlerine karşı zırhlıdır; zira dünya, o kalbin sığındığı bir liman değil, sadece geçip gittiği imandan bir köprüdür. ​Bugünün sabrını yarının ebedî mükâfatına dönüştürmek, cenneti özleyenlerin en soylu sanatıdır. Dünya bir imtihan meydanıdır ve burada gösterilen her metanet, her diş sıkış, her "Allah var, gam yok" deyiş, cennet bahçelerine dikilen birer fidana dönüşür. Sabır, acıyı dindiren bir melhem değil, onu sonsuz bir huzurun müjdesine evrilten kutlu bir köprüdür. Her secde, toprakla buluşan alın, aslında gökyüzünün ebedî vadedilen sakinlerine bir selam, bir "geliyorum" deyişidir. Her namaz, her hayır, her ihlaslı adım; dünyevi olanın küllerinden sıyrılıp, sonsuzluğun güneşine doğru kanat çırpmaktır. ​Cennetle mutlu olmak, dünya
1000Kitap
“Bazen tek ihtiyacımız olan aynı masada oturan bir yabancı..”
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şiir
Ayrılık ve Ölüm Kavuştuğumuzda belliydi ayrılacağımız, Doğduğumuzda belli değil miydi öleceğimiz? Ayrılıklar sonrası özleyeceğimiz... Bu hayat bu kadar acımasız işte. Ayrılıklar sevdaya dahil dediler, "Çok sevdiysen bir gün gider," dediler. Bilmem ki bize nazar mı ettiler? Sayende sevdaya etmişim tövbe. Suçlamıyorum sen ayrıldığın için, Sen de suçlama beni sevdiğim için. Ben suçluyorum zaten kendimi yandığım için; Kıymet bilmeze gönül vermişim. Yalvarırım Allah'ım, gülmesin yüzü! İçi kan ağlasın, yansın özü! Başkasına bakmasın, kör olsun gözü! Neden beni sevdaya yandırdın? Emini'yem, vay ki benim halıma! Dağlar bile dayanamaz ahuzarıma. Tabip gelse bulamaz çare bu canıma, Yalvarıyorum Allah'ıma, ver şifamı!
Hayat dediğin bir yaşlıydı kirli sedyelerde Tatmin olmayacaksın istediklerini verselerde Maneviyatın tamamlanmayacak asla medreselerde Yetinip tamamlanmış hissedeceksin bu boşluk hissi geçmesede. Sen plan yapsanda ilahi emir vuracak planlarına sekte Hislerime tercüman olmuyor yaptığım bu rapte Tadı desen yok zaten kararmış her bir renkte Emin misin, yaşayamadıklarını yaşayabilecek misin ahirette? Uğursuzlukla mimlenmiş bu arafta her bir belde İstediğim melodiler yok artık tek bir telde Kurtarıcıya hasret bedenlerde sabır yok, ümitsizlik belirmiş her bir seste Korktuğun olacak pişmanlıklar saracak boğazını son nefeste.
Sessizce sonunu bekleyeni kim ürküttü
Hatıran yeter..🌷
1000Kitap