Yalnız açmaz güller; bekler, hatırlatır, konuşturur. Her tomurcukta bir vuslat ümidi, her dikende bir ayrılık sızısı gizlidir. Ve en güzel güller, toprağa emanet edilmiş sevgilerden alır kokusunu.
İhlaslı(!) modernistlerin dostlukta eğri terazisi...
Zaman geçip gittiğinde ve o beklenen vuslat kapısına varıdılğında, varmak isteğin şey uğruna zaman harcadığın, zihninde büyüttüğün, anlam yüklediğin o asıl mıdır yoksa sadece gölge mi bilinmez. ​ Bu düşünme biçimi akıl süzgecinden geçen mantık silsilesi olağan gibi görünsede beklemenin başka ve asıl olan bi boyutu var ki o da gönül/ruh boyutudur. Ve maalesef ki sınırlı akledebilme istidadımızla aklettiğimizi sandığımızda (!) gönül mercî vukuları akla tebdil eylemekle mahzun olmak kaçınılmaz oluyor. Halbuki gelen her kimse ya da neyse 'başımın üstünde yeri var' teslimiyetine sarılabilsek 'Geldin ama bakalım gerçekten o musun, yoksa ben mi öyle sandım?'diye bir sorgulamaya hacet kalmayacak belki de... Beklenene hemen(!) sarılmayan, onu önce süzgecinden geçiren, mesafeli ve güçlü bir duruş (!) hatta insanın samimiyetini tartma bedbahtlığı gönül erinin ihlasına yakışmaz, yakıştırılmaz. Bilâkis gönül eri, kapının kendisiyle değil, o kapıyı çaldıran iradeyle ilgilenir. Hfz.ش🌾 26.Haziran2026 18:58
Duygu ve Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yakınlık, iki beden arasında değil; iki ruhun aynı ateşte erimesinde gizli.
Alıntı
Genç yaşta aşkı bulmuşsundur derler ya.. Ben anladım ki gerçek aşk, kalbin secdede huzur bulmasıymış. İnsanları severken yorulan kalbim, Allah'ı bulunca dinlendi. Meğer aradığım sevgi, başkasında değil. O'na yakın olmaktaymış.
Alıntı
Geceye dair;
Kırık bir vuslat;
Şems-i Tebrizi'den
“Gönlünü boşalt ki. Allah doldursun, kendini unut ki. O'nu bulasın.”