Çünkü Darwin haklıysa, hoşumuza gitse de gitmese de evrim yasalarına tabiyiz demektir. Öyleyse kendi kendimizi mecbur ettiğimiz cehalet ve yanılsamalarımızın sağladığı rahatlık dışında kaybedecek neyimiz var ki?
İyilik, tıpkı Kötülük gibi anlam taşımaz. Onlar bütünüyle toplumsal işaretlere, ödüller ve cezaların baskıcı sistemine bağlı olan akli ve hayali varlıklardır.
İletişim araçları, eğlence ve malumat endüstrisinin karşı konulamaz ürünleri, kendileriyle birlikte buyurucu tutumlar ve alışkanlıklar, tüketiciler üreticilere ve onlar yoluyla da bütüne (toplumsal sisteme) bağlayan belirli düşünsel ve duygusal tepkiler taşırlar. Ürünler doktrin aşılayıp manipüle eder; kendi yanlışlığına karşı bağışık olan yanlış bir bilinci teşvik ederler. Böylece tek boyutlu bir düşünce ve davranış kalıbı ortaya çıkar.