vyoyolo

Tamamen sıradan doğaları olan sıradan şeyler sahte bir mistisizmle dolar. Bunlar “fetişlerdir”. İnsanlar sanki üretim ilişkilerinden ayrı bir diyardan gelmişçesine, aynı fetişist büyüyü metalara atfeder. Esasen emekte yatan değer nesnelere atfedilir ve esas kökleri böylece gizlenmiş olur. Şimdiki bilinç durumumuzda mutsuzuzdur, çünkü bilincimiz insanlara değil de şeylere değer veren bir meta ilişkisine indirgenmiştir. Bilginin ancak sahici toplumsal ilişkilerde ve eylemde bulunabileceğini idrak etmesiyle, bilincin dinin tüm fetişist kalıntılarından kendini kurtarması gerekir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Pek çok insan hayatla yabancılaşmadan uzak, düzgünce bir ilişki kurmayı imkansızlaştıran koşullarda yaşamak zorundadır. Çalışmak, keyif ve haz almak yerine sıkıcı bir angaryadır. Sadece hayvanların da yaptığı şeylerde -cinsellik, yeme, içme, zevk- özgür hissederiz kendimizi. Tatile gitmek kendimizi gerçekten insan ve canlı hissettiğimiz tek zaman dilimi gibidir. Bu da bir tür insanın kendine yabancılaşmasına yol açar. Bu hiç de yeni bir kavram değildir.
Kehanet
Bu dönüşüm sürecinin bütün avantajlarını sömüren ve tekellerine alan büyük sermaye sahiplerinin sayılarındaki sürekli azalmayla birlikte sefalet, baskı, kölelik, aşağılanma, sömürü de alabildiğine artar; ama yine bununla birlikte, sürekli artan, kapitalist üretim sürecinin kendi mekanizması ile eğitilen, birleştirilen ve örgütlenen işçi sınıfının başkaldırıları da genişler, yaygınlaşır. Sermaye tekeli, kendisiyle birlikte ve kendi egemenliği altında fışkırıp boy atan üretim tarzının ayak bağı olur. Üretim araçlarının merkezileşmesi ve emeğin toplumsallaşması, en sonunda bunların kapitalist kabuklarıyla bağdaşamadıkları bir noktaya ulaşır. Böylece kabuk parçalanır. Kapitalist özel mülkiyetin çanı çalmaktadır. Mülksüzleştirilenler mülksüzleştirilirler.

vyoyolo

, bir kitap okudu
Puan vermedi·690 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 17:13
·
2025 43. kitabı
Ümit Gurbanov
10/10 · 6 okunma