nurefşan aslan

nurefşan aslan
@waldpoesiee
...dünya yalnızca ezmez, kucaklar da; onun güzelliği dehşet verici de olsa, gerçektir ve kendini mutlak dayatır....Dünya bizi mahveder ama aynı dünya mahvoluşumuzu, hayali değil, gerçek deneyimlerle telafi eder.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gerçek olman, burada olman, bu yerin gerçek olması  işte bu aydınlanmadır. Filozof Joseph Diffie'nin ağzından söyleyecek olursak: "Cennete gitmek isterim, ama bu gece değil." Şimdi burada, olduğum yerden ve olduğum şeyden hoşnutum: Yeryüzünde yaşayan bir insan olmaktan hoşnutum. Hangisi olursa olsun, beni başka bir yere ya da başka bir şeye çağıran bir felsefe beni kendi felaketime ve yeryüzünün felaketine çağırıyor demektir.
Eğer akıl metafiziğe tesis edilmiş, idrak materyali saglayan, dolayısıyla da deneyim ötesi keşifler sunan bir yeti olsaydi, o zaman tipki matematikte olduğu gibi metafiziğin ve hatta dinin konuları üzerinde -zira bunlar aynıdır- insan türü ara sında büyük bir görüş birliği olurdu; öyle ki bir kişinin bunlara dair diğerlerinden farklı görüşleri olursa, onun kafasında bir sorun olduğunun düşünülmesi gerekirdi. Ancak durum tam tersidir: insan türü arasında bahsi geçen dışında hiçbir temada böylesi bir bölünmüşlük yoktur. İnsanlar düşünmeye başladık larından beri bütün felsefe sistemleri her yerde birbirleri ile kavga halindedirler ve kısmen de birbirleri ile tam olarak zit konumdadırlar ve insanlar inanmaya başladıklarından beri (ki bu [düşünmelerinden] bile daha eskidir) dinler ateş, kılıç, aforoz ve toplarla birbirleriyle savaş halindeler. Fakat inancın en ateşli olduğu zamanlarda, genel kanıların dışında kalan tek tük insanı bekleyen ise akıl hastanesi değil tam takım taklavatlariyla engizisyon hapishaneleriydi. Dolayısıyla burada deneyim; dolaysız, metafizik idrakin ya da daha net konuşmak gerekirse yukardan inen vahyin yetisi olan uyduruk bir akıl kisvesine karşı yüksek sesle ve aciliyetle konuşmaktadır ve buna karşı sert bir karara varmanın hakikaten zamanıdır...
Bütün anlayış, nedensel bağlantının dolaysız ve bunun için de sezgisel olarak tanınmasıdır; ancak bunun sabitlenmesi için hemen soyut kavramlarda yakalanması gereklidir. Dolayısıyla da hesap etmek anlama değildir ve mevzuya bizatihi kendiliğinde herhangi bir anlayış sunmaz. Kişi anlayışı sadece algı yoluyla, nedenselliğin doğru idraki ve akışın geometrik inşası ile elde eder: tipki Euler'in bunu temelden yukarıya doğru anladığı için herkesten daha iyi sunmuş olduğu gibi. Buna karşın hesap etmek, sadece niceliklerin soyut kavramları ile ilgilidir ve bunlar arasındaki ilişkiyi kurar. Kişi bu yolla fiziksel bir işleyişin en ufak bir anlayışına dahi asla ulaşamaz. Zira böylesi bir anlayış için gerekli olan, mekânsal ilişkilerin algısal tanınmasıdır ki bu ilişkiler vasıtasıyla sebepler etki eder. Hesap etmek ise "ne kadar çok" ve "ne kadar büyük"ü belirler ve dolayısıyla da uygulama için vazgeçilmezdir. Hatta şu bile söylenebilir: Hesap etmenin başladığı yerde anlama biter zira saymakla meşgul kafa hesap ederken nedensel bağlantıya ve fiziksel akışın geometrik yapısına tamamen yabancılaşır ve katıksız sayısal kavramlara gömülür. Sonuç ise asla "ne"lik hakkında değildir, ve "ne kadar"ın ötesine geçemez. Fransız fizikçilerin l'expérience et le calcul mottosu asla yeterli değildir. Tüm bunlara karşın "uyaran" anlamanın yol göstericisi olduğunda anlama, hayvan ve bitki fizyolojisi, terapi ve toksikoloji ortaya çıkaracaktır. Ve nihayetinde anlama "güdülere" geçtiğinde; bunlara ya teorik olarak ahlakı, hukuku, tarihi, politikayı ve hatta dramatik ve epik şiiri teşvik etmek için bir kılavuzluk olarak ya da pratik olarak hayvanları terbiye etmek veya hatta insan ırkını -kuklayı oynatmak için hangi teli çekmesi gerektiğini mutlulukla keşfettiği anda- kendi melodisinde keyfine göre
Gösterinin, tarihin yasadışı ilan edilmesinden, bütün yakın tarihi zaten yasadışı olmaya mahkûm etmiş olmaktan, toplumda tarih ruhunu yaygın bir şekilde unutturmuş olmayı başarmaktan sağladığı değerli avantaj öncelikle kendi tarihini örtbas etmektir: Yakın zamanda gerçekleştirdiği dünyayı fethetme hareketi örtbas edilir. Gösterinin iktidarı adeta her zaman oradaymış gibi zaten tanıdık gelir. Bütün zorbalar, henüz başa geçmiş olduklarını unutturmaya çalışmışlardır.