Ben Kimim?
Evet, yıllar sonra şunu ben de yapıyorum sonunda. Birçok kişi bunu yapmıştı ama ben ilk zümi den görmüştüm. Maalesef bu akımın popüler olduğu zaman yetişemedim ama olsun ben yapayım da hesapta kalsın :) 🤍MBTİ tipim : İNTJ 🤍My Little Pony: Prenses Luna (tam bir divadır kendisi) 🤍Powerpuff Girls: Yani kişil olarak blossom ama favorim Bubbles 🤍Dc: Bumblebee veya Flash 🤍Marvel: Wanda ve Spiderman(Tobey>>) 🤍Ninjago: Nya ve Kai(bunu izleyen var mıı) 🤍Winx: Layla(tüm kızlar bloom için kavga ederken kraliçemi alıp bir köşeye çekilirdim) 🤍Disney Princess: Jasmine 🤍Monster High: Clawdeen (küçükken özellikle koyu tenlileri seviyordum tenim baya beyaz aslında vampir gibiyim de :)) 🤍Hogwarts Binası: Hufflepuff ve Slytherinden ortaya karışık 🤍HOBİLERİM: badminton ve tenis oynamak, kitap okumak, anime dizi ve film izlemek, tuval boyamak özellikle sayılarla boyama yapıyorum, kitap yazmak ✶ yazdığım yaklaşık bi altı yedi kurgu var birkaç yarışmaya da katılmıştım aslında ama olumlu bir sonuç alamamıştım. 🤍 Yabancı Dil: almanca hazırlık okuduğum için b2 seviye bir almanca bilgim var. Onun dışında yine b2 seviyede bir ingilizce bilgim var. Birden fazla yabancı dil çalışanlar bilir ki öğrendiğiniz tüm diller bir yerden sonra birbirine karışır. Mesela ben de bir almanca sınavında yazma kısmının yarısını ingilizce yazmıştım sonra hızlıca silmem gerekmişti😅 🤍 Müzik: çok net olmayan bir müzik zevkim var. Ağırlıklı olarak yabancı müzik dinlesem de türkçede de ezhel ve yanında birkaç popüler şarkıyı dinliyorum. İngilizcede james arthur, lewis capaldi, conan gray, ed sheeran ve halsey ağırlıklı olarak dinliyorum. Yani aslında direkt SAD MUSİC tarzı seviyorum. 🤍 İdol House: Yazmaktan en mutlu olduğum soru falan. Tabii ki Barış
1000Kitap
Çinli iş insanlarının bir anda Avrupa kulüplerine milyar dolarlar akıtmasının arkasında, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 2015 yılında ilan ettiği "Çin'i 2050'ye kadar dünya futbol süper gücü yapma" vizyonu vardı. Çin’deki milyarderler, Pekin yönetiminin gözüne girmek, siyasi elitlerle bağlarını güçlendirmek ve devlet destekli kredilerden yararlanmak için sırayla Avrupa kulüplerini satın almaya başladılar. Zhang Jindong (Suning Group): Çin'in en büyük perakende devlerinden biriydi. 2016 yılında İtalyan devi Inter Milan’ın %70 hissesini satın aldı ve kulübü Serie A şampiyonluğuna kadar taşıdı. Wang Jianlin (Wanda Group): Dönemin en zengin Çinlilerinden olan bu gayrimenkul baronu, Atlético Madrid’in %20 hissesini aldı (Hatta Atletico'nun eski stadyumunun adı Wanda Metropolitano idi). Guo Guangchang (Fosun International): 2016'da İngiliz Wolverhampton Wanderers (Wolves) kulübünü satın aldı ve ünlü menajer Jorge Mendes ile ortaklık kurarak kulübü Premier League'in köklü ekiplerinden biri haline getirdi. Diğerleri: AC Milan bir dönem Çinli konsorsiyumlara satıldı. İngiltere'de Aston Villa, West Bromwich Albion, Southampton ve Reading gibi kulüplerin çoğunluk hisseleri Çinli milyarderlerin eline geçti. Rus oligarklar paralarını Putin’den kaçırmak için Batı’ya yatırıyordu; Çinli milyarderler ise tam tersine, Pekin ne derse onu yapmak zorundaydı. 2017'nin sonunda Çin Komünist Partisi rüzgarı tersine döndürdü. Hükümet, bu devasa yatırımları "mantıksız sermaye kaçışı" ve "kültürel olarak Çin'e fayda sağlamayan lüks harcamalar" olarak nitelendirdi. Pekin yönetimi, Çin dışına para çıkarılmasını aniden yasakladı ve bu milyarderlerin kredi musluklarını kıstı. Sonuç tam bir çöküş oldu. Suning Group, Çin'deki ekonomik baskılar ve borçlar nedeniyle Inter'e nakit akışı sağlayamaz hale
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zaten büyük olmak,mükemmel olmak ya da evrenselleşmek ya da Teodoreks gibi bir arkadaşım olmak gibi bir derdim olmadı yani.. Benim işte bütün derdim kimvurduya ya da işte başı T ile başlayan bir Wanlı Muşlu bir arkadaşım olabilirdi. Yani konserlerimi Atina yerine Amed’te ya da Wan’da yapmak isterdim. Böyle bir derdim yoktu yani,evrenselleşmek… Ulusallaşmayan bir insan evrenselleşir mi ? Yani Muşu görmeyen bir insan,Wanı görmeyen bir insan,Amed’e gitmeyen bir insan,Çemişgeziğe gitmeyen,Ovacığa gitmeyen,Dersime gitmeyen,Serhada gitmeyen bir insanın Atinada ne işi var ? Ahmed KAYA
Gerhart Hauptmann’ın Dokumacılar’ı benim için çok özel bir okuma oldu. İşçi sorunlarını bütün çıplaklığıyla sahneye taşıması, naturalizmin mihenk taşı sayılması bir yana; okurken hissettiğim yoğunluk gerçekten tarifsizdi. Üstelik yalnızca oyun değil, çevirmenin titizliği ve kitabın sonunda yer alan “Naturalizm” üzerine değerlendirmeler de en az metnin kendisi kadar değerliydi. Sevgili Wanda ise bambaşka bir yerde duruyor. Bir modern klasik. Bir heykeltıraşın, hayatına zehir gibi giren Wanda ile yaşadığı toksik ilişkiyi anlatıyor. Hauptmann’ın da heykel eğitimi almış olması satır aralarındaki biyografik izleri hissettiriyor. İki kitabın yarattığı etki ise çok farklıı oldu benim için: Dokumacılar, Sevgili Wanda ile kıyaslanamayacak kadar öne geçti; ama Sevgili Wanda’nın da kendi yoğunluğu ve özellikle #1nobel1klasik grubumuzun etkinlik kitabı olmasıyla ayrı bir anlamı var. Şimdi önümde Hauptmann’ın Atlantis’i var. Nelerle karşılaşacağımı merak ediyor, büyük bir heyecanla okumayı bekliyorum. Öyle işte, bitirir bitirmez koştum geldim :) Her kitap ayrı bir mutluluk ki❣️