s..

s..
@wanderlust___
Dünyanın sesini kıs [ - × - ] Müziğin sesini aç [ - °~°- ] Kalbinin sesini aç Umudun sesini aç
Puan vermedi·152 syf.··
2022 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2022 22:30
Beni düşündüren, ufkumu genişleten ve hayata başka perspektiflerden bakmamı sağlayan kitapları okumaktan müthiş zevk alıyorum. "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" de bu kitaplardan biri.Kitabı arkadaşımın hediye etmesiyle okudum ve kitaptan daha güzel hediye yokmuş bunu bir kez daha anladım. Çünkü verilen şey iki kapak arasına sığdırılandan çok daha fazlası. Uçsuz bucaksız bir dünya, yepyeni düşünceler, farklı bakış açıları veriyoruz aslında. Okurken bazen kendimizi buluyoruz,bazen de sürekli aynada gördüğümüz simaya ne kadar yabancı olduğumuzu.Sürekli gözlerimizin önünde olup görmediğimiz gerçekleri gösteren de kitap, gerçeklerden sıyrılıp başka zamanlarda mekanlarda kafa dinlememizi sağlayan da.Kitap dediğimiz kısacık kelimede yok yok yani.Neyse kitaplar da kitap hediye eden arkadaşlar da iyi ki var deyip kitabın konusuna döneyim :d Finlandiya'nın eğitim konusunda ne kadar mükemmel olduğunu hepimiz biliyoruz.Aynı zamanda gelişmişlik seviyesi de son derece iyi. Peki ama bunu nasıl başardılar ? Kitap bize bunların cevabını veriyor aslında. Bir ülkenin gelişmesi nelere bağlıdır? Eğitimin gelişme üzerindeki rolü nedir? Bir devlet nasıl olmalıdır veya olmamalıdır? Bir ülke nasıl yönetilmelidir, nelere dikkat etmelidir? vb. daha bir çok sorunun cevabı var. Bu soruların cevabı Finlandiya'nın sıfırdan zirveye çıkış hikayesi üzerinden anlatılmış.1800'lerin sonlarına doğru İsveç egemenliğinde olan bu ülke başta Snelman olmak üzere birkaç aydının çabasıyla başarı nasıl olurun en güzel örneklerinden. Snelman'ın düşünceleri o kadar doğru geldi ki aynı zamanda da sorgu merceklerimi sonuna kadar açmamı sağladı. Özetle eğitimin bir ülkenin temel taşı olduğunu,yöneten ve yönetilenlerin bağımsız hareket edemeyeceğini çünkü devlet dediğimiz kavramın sınıfsal değil bütünsel olduğunu ve bir
1000k
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · İskele Yayıncılık · 2016124,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·147 syf.··
2021 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2021 10:15
Martı Jonathan, O diğer martılardan farklı çünkü onun için yaşamak balıkçı teknelerinin etrafında dolaşıp yemek bulmaktan ibaret değil. Çok daha fazlası...Uçmak, keşfetmek, öğrenmek, özgür olmak istiyor. Kısacası gerçek anlamda yaşamak istiyor. Çünkü yaşamın her gün yaptıkları rutin aktivitelerinden ibaret olmadığının farkında. Ama sıradışıysan eğer dışlanırsın, yalnız kalırsın.Maalesef martılar topluluğunda da düzen bu. Kurallara dayalı tekdüze yaşamlarını bozmaya çalışan bu martıyı hemen dışlamalı ve özgürlüğün düzenin önüne geçmesine engel olmalılar.Fakat ne yalnız kalmak, ne toplumdan dışlanmak, ne de "sen bir martısın ve ona göre yaşa, sınırlarını bil!", "senin amacın yemek bulmak, uçmak karın doyurmuyor!" gibi cümleler martımızın uçma isteğinin önüne geçemiyor. O tüm tabulara karşı duran , topluluğa göre değil kendi isteklerine göre yaşayacak cesareti olan bir martı. Sonuç ne mi oluyor? Uçuyor tabi ki hem de bir martının asla uçamayacağı hızda,ulaşamıyacağı yükseklikte taklalar, akrobatik hareketler yapa yapa.Bunları yaparken bir sınır belirlemiyor. O istedikten sonra sınır yok. Gökyüzü sınırlarla çevrelenemeyecek kadar geniş ve onun kanatlarının emrinde... Aslında yazar Martı Jonathan'ı sembolize ederek bize sesleniyor.Hadi özgürlüğü boğulmadan kurtarın, gerçekleri görün ve sınırların sadece bilinçaltında olduğunu bilin diyor.Ne güzel şeyler diyor değil mi? Bu kitabı okuduğumdan beri o kadar çok düşüncelere daldım ki. Yürürken, yazarken, yemek yerken, boş boş uzanırken, gökyüzüne bakarken hep Martı Jonathan'ı düşündüm. Bu incelemeyi yazma nedenim de bu aslında. Bu kadar etkisi altında kaldığım bir kitap için birkaç bir şey karalamamak olmazdı. Kafamda dolaşan düşüncelere gelince :"Özgür müyüz? İstediğimiz gibi yaşıyor muyuz, yoksa toplumdan dışlanma korkusuyla
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 202080,3bin okunma
Şiir Nedir?
Puan vermedi·247 syf.··
2021 32. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 22:44
Yazıma bu soruyla başlamak istiyorum. Şiir nedir? Bunu bana ortaokulda sorsalar:"Türkçe kitaplarında yer alan dörtlükler." derdim. Hoca ödev verirse baktığım, okutursa okuduğum dörtlükler..   Ama ne olduysa lisede oldu. Hocam beğendiğim şiirleri içeren, 80 şiirlik bir defter oluşturmamı istemişti."Yine yangınlar, yine ben."eşliğinde başladığım ödev maratonum, 200 şiirle bitirildi:)) Şimdi bu defteri hazırladıktan sonraki 'ben' e soruyorum. Şiir nedir? " Şiir güzelliğini geç keşfettiğim bir anlamlar diyarı. Bu diyar uçsuz bucaksız, bu diyar özgür.. Ben özgür, düşüncelerim özgür..." Ama en çok da Orhan Veli'nin şiirlerinde özgürüm. -En sıradan konuların bile şiire dahil olması kadar özgür.. -Tüm kalıplara meydan okuyabilecek kadar özgür.. -Halkın her kesimini, sokak ağzını şiirde görebilecek kadar özgür.. Şimdi kendimi şiirin özgürlüğüne bıraktım.Orhan Veli'nin şiirlerinde dolaşıyorum. İstanbul'u gözlerim kapalı dinliyorum.Hafiften bir rüzgar esiyor. Saçlarım rüzgarın melodisine uymuş, dans ediyor. Rüzgar ise tersine esiyor bugün. Acaba eski günleri mi geri getirecek?Hani şimdiden kokusu gelmeye başladı. Ohh misss.. Dudaklarımdan dökülen tek kelimeyse keşkeee.. Dahası yok. İçimde bir yığın sessizlik olarak duruyor. Susmak istiyorum bugün, susmak ve üzülmemek diye diye biriktirdiklerim.Ama bugün sessizliği yalnızlığından kurtarıp, gürültüye bırakma zamanı. Sesimin çıktığı kadar bağırıyorum.Öylesine, aklıma estiği gibi.. Bedava yaşıyoruz, diyorum.Bedava.. Hava bedava,bulut bedava.Tüm gözler üstümde. Herkes deli herhalde dercesine bana bakıyor. Haksız da sayılmazlar ya:)) Bugün başıma kadar mavi ve ben deli gibiyim. Ama hava nasıl güzel anlatamam. Hani öyle bir havada gel ki, vazgeçmek mümkün olmasın, demiştim. İşte tam öyle bir hava. Bekliyorum.. Neyse sen gelene kadar
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 202431,4bin okunma