Kadın hayatı hala bizde büyük bir trajedi. Otuz bin lirayı alıp yetmişinde bir kocaya kız verenler mi yok... Sevdiğinden ayırıp, birkaç kuruş fazla verdi diye, kızı başkasına verenler mi yok...Saymakla bitmez. Ve kadınlarımız bu çağda bile bir pazar metası.
Dostunu söyle, kim olduğunu söyleyim derler, bir söz vardır. Kadınlarının durumunu söyle,uygarlık dereceni söyleyim! Kadınlarımızın kurtuluşu da eğitime bağlıdır.
Bazı yerlerde kara çarşafa sokmuş umacı etmişiz. Gözünden, gözünün kirpiğinden başka yerlerini göstermesine izin vermemişiz.
(...)
Hocaların,din adamlarının korkunç baskıları da cabası. Bugün bile camide vaaz verenlerin başlıca konuları kadınlar. Bir adım ileri atamasınlar, azıcık olsun insan onuruna, bağımsızlıklarına kavuşamasınlar diye başlarında demir dövüyoruz.
(...)
Medeni Kanun var hem de en mükemmeli diyorlar. Ama hala erkeklerin büyük bir kısmı iki evli,dört evli. Fıkaralarda kadın bir üretim aracı. O yüzden iki ve dört. Çalıştırıyorlar. Zenginlerde de bir zevk aracı.
(sayfa:19-20)