Ama üzgün olduğum için ağlamıyordum. Sanırım, gidecek başka bir yerimiz olmadığı ve bu dünyada yaşamaya devam etmekten başka seçeneğimiz olmadığı için ağlıyordum. Çünkü seçecek başka bir dünyanın olmadığı gerçeğiyle yüzleşmemiştim. Etrafımızda olan her şeye ağlıyordum.
"Çaresizlik. Usanç. Boşluk hissi ve hiçlik... Bunlar bir kez kapıldın mı kendini kurtarmanın zor olduğu duygulardır. İçinde su olmayan bir kuyuya düşmüşsün de yüzünü dizlerine gömmüş oturuyormuşsun gibi hissettirir. Bu dünyanın en anlamsız varlığı senmişsin, zor zamanlar geçiren tek kişi kendinmişsin gibi gelir.”