Mutlaka bir yerde olmalı. Tek yapmam gereken yerini bulmak. Her yerde, geçtiğim bütün sokaklarda, bütün kalabalıkların, seyircinin içinde onu arıyorum. Onlara bakarken, yaptığım tek şey bu: Onu ya da ona benzer bir şeyi arayıp duruyorum.
Onsuz nasıl yaşar ki? Yaşayamaz. Kalbe ciğerler olmadan yaşamasını, ayı gökyüzünden koparıp alarak yıldızlara onun yerini almalarını söylemek, arpanın yağmursuz büyümesini beklemek gibi bir şey olur bu.
"Benim gözümde bilmediğini açıkça söyleyen insan, bilmediğini biliyormuş gibi görünen ve her şeyi ağzına yüzüne bulaştıran ikiyüzlüden daha değerlidir."
Onun sevgisini kıskanıyordu, sevgisini hissetmeyi artık umut edemese de. Ondan haber almak istiyordu, ona ulaşmanın hiçbir imkanı olmadığı halde. Onunla mutlu olabileceğine inanıyordu, artık bir araya gelmeleri imkansız görüldüğü halde.
Gerçek mutluluğun başlaması için başka bir tarih vermek gerekecekti, dilek ve umutlarının gerçekleşebileceği başka bir dönüm noktası ve bir kez daha beklentinin zevkini duya duya avutacaktı kendini şimdilik ve bir başka hayal kırıklığı için hazırlanacaktı.