juliet rose

kafasındaki bu soru onu gittikçe çökertiyordu. "uğraşmak, hiçbir şey değilse uğraşmak, nasıl hak olur?"
Sayfa 234·Kitabı okudu
Reklam
"bu dünya böyledir, sular hendeğine dolar. insanlar doğar ölür, gün doğar batar. ağaçlar büyür çürür. sular akar, bulut ağar. ağayı öldürürsün, ağa gelir yerine. bir daha öldürürsün, bir daha gelir."
Sayfa 208·Kitabı okudu
"burasını ararlar mı candarmalar?" "daha çocuk." "hiç de büyümemiş."
Sayfa 205·Kitabı okudu
memedin dişleri kenetlenmişti. açmaya uğraşıyor, çabalıyor, dişlerini bir türlü birbirinden koparamıyordu. çok üzüldüğünde hep böyle olurdu, huyuydu.
Sayfa 205·Kitabı okudu
kafdağının arkası, ulu kayalıklar, iri, uçak kadar kartallar, tren uzunluğunda evranlar. güneşler, aylar, karanlıklar.
Sayfa 200·Kitabı okudu
Reklam