Firdevsi'nin 60.000 beyitten oluşan eseri Şehname'nin İlk cildi eser üç ciltten oluşuyor. Eserde anlatılan destanlar efsaneler belki bir çoğumuzun çocukluğunda aile büyüklerinden duyduğu ve henüz teknolojinin bu kadar yaygın olmadığı, her evde televizyonun dahi olmadığı zamanlarda sobaların başına oturup bu gece hangi hikâyeyi dinleyeceğimizi düşünüp beklediğimiz bazen korkarak sessizce dinlerken ufak bir çıtırtıda irkildiğimiz bazen de cesurca o savaşçılarla birlikte savaştığımızı hayal ettiğimiz o hikayelerin bazılarının burda anlatıldığını görmek kitabı okuma zevkimi arttırdı. Zaten kitabın temelide hikaye anlatıcılarının anlatımlarından gelmektedir.
Firdevsi bunu yazmaya başlarken şöyle yazıyor. "Söylenecek bütün sözler söylenmiş, yeninden söylenmeye değer bir şey kalmamıştır." Ve şöyle devam eder. " İçinde eski zamanlardan kalma bir çok destanın yazılı olduğu bir kitap vardı. bu kitap şurada burada bazı mûbedlerin elinde dağınık bir halde bulunmaktaydı ve akıllı olan herkes bundan faydalanırdı." İşte Firdevsi bundan faydalanmış ve bu eseri ortaya çıkarmıştır.
Firdevsi' nin babası bir dihkândır (hikaye anlatıcısı) Bu nedenle bu hikayelere merakı vardır. Bunları anlatıcılardan toplayarak kitap haline getirmiştir.
Gelelim kitabın önemine
İran’ın millî destanı ve Fars edebiyatının en büyük eserlerinden biri kabul edilen Şâhnâme, bütün dünya klasikleri arasında da eşsiz bir yere sahiptir.
Eserde İran -Turan padişahlarının savaşları anlatılmaktadır. Kitapta çoğunlukla Efrasyap ve İran padişahlarının gözdesi Zaloğlu Rüstem'in savaşları anlatılmaktadır. Burda sözü geçen Turan padişahı Efrasyap 'ın Ap Er Tunga olduğu söylenmektedir. Kitap Firdevsi tarafından Sultan Mahmud'u överek ona sunulmuş olsada rivayete göre Sultan'ın buna çok az bir hediyeyle karşılık vermesi