Kahve içmek, sözün gelişi tabii. Aslında sizinle uzun uzun konuşmak, size bütün dertlerimi anlatmak isterdim. Aslında… Çok yalnız bir insanım efendim. Arkadaşların yok mu?diyeceksiniz. Onlara arkadaş demek gerekirse, var! Fakat evde oturup dertleşmesini bilmezler…
Kaldırıma oturdum. Nedir bu başımıza gelenler? dedim. Biz sözüyle ne demek istediğimi bilmiyordum. Herhalde, kendimi çok yalnız hissettiğim için “biz” dedim.

“Sanki bir sürü ölünün arasında oturuyormuşum gibi korkunç cansızdı bu insanların oluşturduğu topluluğun atmosferi; fincanııma şeker koyup bedenim orada aklım başka yerde sohbete katılırken, insanın yüzüne kanın hücum etmesi gibi sadece o yüz hep içimden yükselerek gözlerimin önüne geliyordu, onu seyretmek benim için heyecan verici bir mutluluktu ve ben onu bir ya da iki saat içinde son kez görecektim.”