"Kendi küçük hayatlarını dar kafalı küçük formüllere göre yaşayanları, bir araya toplaşmış sürüler dışında var olmayan varlıkları, yaşamlarını başkalarının düşüncelerine göre kalıplara sokanları, kölesi oldukları çocuksu kurallar nedeniyle gerçekten yaşamayı ve birey olmayı beceremeyenleri düşününce bir iki kez acı kahkahalara boğuldu..."
"Pul pul, serin serin, dümdüz deniz, dövüle dövüle incecik olan bir altın yaprak gibi uzanıyordu ufuklara. Pip'in kapkara kafası, bir soğan başı gibi sularda batıp çıkıyordu. Pip hızla sandaldan dışarı firlarken, hiç kimse bıçağa sarılmamıştı bu kez. Stubb, acımasız, sırtını çevirmiş; zipkinlanan balina uçar gibi gitmişti. Uçsuz bucaksız denizde, Stubb ile Pip'in arası bir mil açıldı üç dakika içinde. Suların ortasında, zavallı Pip, kıvır kıvır kapkara başını güneşe çeviriyordu. Olanca yüceliģine ve parıltısına karşın, onun gibi tek başına ve yitik plan güneşe.."