Toplum, erkeğin cinsel deneyimini, onun gelişiminin doğal gereği sayarken, kadının benzer deneyimine korkunç bir musibet, namusunu ve bir insanda bulunan iyi ve güzel faziletleri kaybetmesi gözüyle bakar.
Elbette, evlilik her genç kızın hedefidir, fakat kızlarımızın binlercesi, evlenmediği takdirde bizim aptal toplumsal gelenekerimizce aşağılanmakta, bekârlık veya fahişelikle kınanmaya mahkum edilmektedir.
Kadın, hiçbir yerde yaptığı işin niteliğine göre muamele görmüyor, fakat cinsiyetine göre yargılanıyor. Bu yüzden kadının, kendisine yer edinebilmek ve var olma hakkını savunmak için cinsel cazibesiyle bedel ödemek zorunda olması neredeyse kaçınılmaz.