Ölmekle hayatta kalmak arasındaki mesafe, sevdiklerinle aramdaki mesafeyle ters orantılı. Ölümün veya hayatın sana yakınlığını sadece bunun belirlediğini gördüm.
Kendini bildiğinden bu yana didinerek kurmaya çalıştığın konforlu hayat meğerse bir kuruntudan, zayıf bir örümcek ağından ibaretmiş; yaşamak, karanlık bir denizin kıyısında yürür gibi kaybolmanın kıyısında yürümekmiş; insanın kendisiyle mesafesi, dünyanın geri kalanıyla arasındaki mesafeden daha büyükmüş. Yalnızlık, hayatın içindeki küçük bir parça değil, hayatın kendisiymiş.