son zamanlarda, karşılıklı bağımlılığın o kadar kötü olup olmadığını tartıyordu. arkadaşlıklarından zevk alıyordu, kimseye de bir zararı yoktu, dolayısıyla bağımlı olsa kime neydi? hem bir ilişki içinde olmak, arkadaşlıktan daha hafif bir bağımlılık değildi. neden bu yirmi yedi yaşında normaldi de, otuz yedi yaşında tuhaflaşıyordu? neden bir arkadaşlık, ilişki kadar muteber değildi? daha bile iyi bir şey olmasının önündeki engel neydi? iki insan ömürleri boyunca yan yana durmayı cinsellik, fiziksel çekim, para, çocuk, mal mülk bağları olmadan, sadece karşılıklı olarak istedikleri ve hiçbir kitapta yazmayacak bir birlikteliğe gönül verdikleri için tercih ediyorlardı. arkadaşlık, karşıdakinin gıdım gıdım acı çekmesine, uzun uzun sıkılmasına, arada bir başarı kazanmasına tanık olmaktı. bir insanın en kötü anlarında yanında olma ayrıcalığından şeref duymak ve karşılığında kendi kötü gününde onun yanında olmasını beklemekti.
ne demek istediğimi şimdi değilse de bir gün kavrayacaksın.
bence arkadaşlığın bütün numarası, senden daha iyi insanlar bulmak; daha akıllı, daha karizmatik değil, daha sevgi dolu, cömert ve bağışlayıcı insanlar bulup onlara sana öğretebileceklerinden ötürü saygı duymak, senin hakkında ne kadar iyi veya kötü şeyler söylerlerse söylesinler kulak vermek, bir de onlara güvenmek, ki en zoru budur. ama en güzelidir de.
kanun basittir. sandığından çok daha az nüans barındırır. etik ve ahlakın gerçekte hukuk içinde yeri vardır ama yargıda yoktur. bize kanunları yapmakta ahlak yardımcı olur ama uygulamakta olmaz.
hakkaniyet, uslu çocuklara öğretilen bir kavramdır halbuki; anaokullarının, yaz kamplarının, oyun parklarının, futbol sahalarının amir hükmüdür. okula gidebildiği, öğrenebildiği, düşünebildiği, konuşabildiği dönemde jacob, hakkaniyetin ne olduğunu bilir, önemli ve değerli olduğunu anlardı. hakkaniyet mutlu insanlar içindir, belirsizliklerle değil kesinliklerle çizilmiş hayatları yaşama şansına erişenler için.
doğru ve yanlış ise… tamam, mutsuz insanlar için değilse de yaralı, korkmuş insanlar içindir.