şeyma

şeyma
@willsomehowbe
“abi diyor koşmaylan nereye yetişiyoruz belki duran güzel şeyler vardır”
savaşk.
7/10
·128 syf.··
2019 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2019 01:54
“mavisi küflenmiş bir akşam vakti” demleniyor bu şiirler, hani merak ettiyseniz diye söylüyorum. sonu var mı ki bu akşamüstülerinin, bilemiyorum. şair, -gururla söylüyorum ki- üniversite yıllarımı azmiyle, inancıyla, neşesiyle ve sesiyle süslemiştir. o pek bilmiyor tabii :). bu güzelim ilk, biriciği kitabını ondan habersiz ama imzalı :) bir şekilde alıvermiştim, kendimce demlemiştim. “ayaklarımı kestiler benim, uzun sürebilir veya bilmiyorum gelemem hiç olmayabilir, parmaklarım kıpırdıyor aslında, yüreğim de öyle. saçlarım da.” çok zarif, tatlı, derin bir umudu var; bitmesin, dinmesin hiç. “ben bir hayal kurdum içinde yalnız ben. gitmeye sebep buldum, içime uzaklardan sinen.” gitmek için geldiğimiz bu dünyada daha ne kadar gitmek isteyeceğiz, Allah bilir. :) “şiir şiir sallanacak dünya.” salladın bile, göğe değiyoruz, göğe! :) “alfabeye küsmüştüm birkaç kelime için.” oysa küs iken daha çok kelime biriktirmez mi insan? “bir şiir daha yazıyorum yokluğun için şair olup çıktık baksana.” :) en sevdiğim lina* ve ayaklarım* şiirlerini buraya özellikle dökmüyorum kii alıp siz okuyun, kaybolun bi güzel içinde, diye :) e artık siz de bi demlenirsiniz diye düşünüyorum, hazır üçüncü kitap da stoklarda almışken yerini. *ve sormak istiyorum şair beye, kendinden büyük, o kocaman kalbi taşımak bükmüyor mü belini, diye. :)
Şiir
SavaşkErhan Karaman · Kavim Yayıncılık · 201313 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
**var mı buralarda sürgün? marjinal? yabancı birilerii? :)
8/10
·128 syf.··
2019 10. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2019 21:50
sürgüne çarptırılmış bir dille. malatya'da siyaset okumaları atölyesinde okunacak olan kitaplarımızdan biri de edward said'in entelektüeli idi. 60-70'lerden tutun 80-90'lara ve hatta 2000'lilerden de oluşan geniş yelpazeli bir ekiptik. entelektüel kitabının tahlili için artistlik yapıp gönüllü olduğumu, kitabı bitirebildikten(!) sonra itiraf edebiliyorum tabii ki. :) edward wadie said; karşılaştırmalı edebiyat profesörü, aktivist, teorisyen. babası, amerikan vatandaşı filistinli hıristiyan annesi, lübnanlı hıristiyan doğum: 1 kasım 1935 ölüm: 25 eylül 2003 okumayı düşündüğüm diğer kitapları: "filistin sorunu", "medyada islam" ve "yersiz yurtsuz" ayrıntı yayınlarından inceleme türüyle bize ulaşan "entelektüel"in ilk basımı 1995 yılında sekizinci basımı da nisan 2018'de basılıyor.. amerikalı yayımcı ben sonnenberg'e de ithaf ediliyor. dokuz sayfadan oluşan sunuş bölümünü iki buçuk saat içerisinde okuduğumu da söyleyeyim ne olacaksa olsun :) reith konferansları nedir, nerede olmuştur, kimler niye neden ve nasıl katılmışlar, robert kim, john kim, öteki john da kim, toynbee kim? o kaynaktaki kitaba bak bu kaynaktaki kitaba bak hem o hem bu kaynaktaki kitaplara bak, incele, okuyup okumayacağını belirle, notlar aall şeymaa; açıp bir de anlamakta güçlük çektiğim birkaç reith konferansı da dinlemeye çalışıncaa efendim kitabın içinde kaybolmuş bulundum bir kere. :) bu kısımda edward said, entelektüel" üzerine kimdir, neyi benimser, neyi reddeder üzerinde ufak ufak tespitler yaparak girizgâhını yapmış bulunuyor. benim kadar uzatıp da keyif alabilirsiniz, oradan oraya koşturup araştırırken pek de sıkıldığım söylenemez.:) kitaptaki "entelektüel" tanımlamalarından önce benim de zihnimde bi şeyler oluşsun diye entelektüel taramaları yaptım, görüşünü önemsediğim insanlardan
EntelektüelEdward Said · Ayrıntı Yayınları · 20111,186 okunma
-hesabını veremeyeceğim ruh idmanlarım oldu.
8/10
·302 syf.··
2019 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2019 00:10
okuduğum ilk peyami safa romanı. insanın dostu olmalı evet, kitap dostu da olmalı. hayatımıza bir kitap, bir film, bir şiir vee bir türküyle giren insanları kaybetmemeliyiz. çok kıymetli kitap dostumun bana hediyesi işte bu “şimşek” oldu. peyami safa’nın 1923 yılında yânii 24 yaşında yazmış olduğu ilk romanı. yaptığı uzun, yoğun lâkin sıkmayan tasvirleriyle, derin ruh tahlilleriyle, kullandığı dili ve üslûbu çok sağlam. özellikle karakterlerden müfid’in kullandığı dil, hayran bırakıyor kendine. olaylardan ziyade karakterler aracılığıyla yaptığı ruh tahlilleri; dikkate, düşünmeye değer ve bana kalırsa sorguya açık. eski, zengin, derin kelimelerle karşılaşacaksınız; anlamları da not düşülmüş kitaba, güzel olmuş. roman okurken, sadece baş karakter değil birçok karakterin yer yer de yazarın yerine geçip romana okuyucu/oyuncu :) olarak dahil olmaya çalışırım, burada da öyle yaptım. müthiş bir anlama gayreti içerisinde buluyordum kendimi. bunu söylerken aklıma müfid’in kendini izahı var ki, bu gayretime tanım oluyor: “sükûn. ve bu sükûn içinde, hayatının bütün vakalarını düşünmek, sebeplerini keşfetmek, her şeyi idrak zevki.” işte bu, hayatımın şu ana kadarki geniş özeti oluveriyor. yer yer karakterlere bürünüyorum diyordum, zaman sonra fark ettim ki bir tahlil romanını tahlilleyerek okuyorum:) en çok kimdim? kim olabildim? şüphesiz ali’ydim ben. romanda herkes ali ile konuşmak kendini anlatmak istiyordu, ben aksine ali’yi dinleyen olmak isterdim. :) sürekli dinleyen bir insanı dinlemeyi çokça arzuladım. muhasebe edilecek o kadar çok mevzu var ki kitapta. sorguladığım, bir yere oturtamadığım -oturtmak istiyor muydum, bilemeden- birkaçından bahsetmek istiyorum: —“iki insan muhtelif anlarda, birbirlerini sevebilirler; fakat bu an birleşir ve iki taraf, birbirlerini aynı
ŞimşekPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20222,286 okunma
bir varmış bir yokmuşla başlayan masalların “en en en”isin.
9/10
·125 syf.··
2018 31. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2018 22:18
anlat: bu bir yusuf masalıdır de bunu söyle ve fakat şunu da sor yusuf’un masalı neden yusuf’la başlamıyor? bir varmış bir yokmuşla başlıyor bütün masallar gibi bir şivekâr varmış, bir genç kız yusuf yokmuş, cinler kaçırmış, yazgı saklamış onu. şairin “annemin anısına” diyerek atfettiği, “bir yusuf masalı” kitabı, 2011 yılının mayıs ayında, şûle yayınlarından çıkıyor. on dördüncü baskı. ilk baskısı 1999’da yapılmış. ovidius’un bir dörtlüğü karşılıyor bizi, kitaba başlarken. publius ovidius naso. romalı şair, latin şairi. “aşk sanatı” isimli eseri dönemin imparatorunu sinirlendirmiş ve şair ölene dek sürgüne gönderilmiş; sürgündeki 9 yılı boyunca eşine yazdığı mektuplar insanlık tarihinin en güzel aşk mektupları sıralamasına girmiş. “ağlamak da bir zevktir.” diyen şair. “ceza kaldırılabilir; ama suç insanın içinde sonsuza kadar yaşar.” diyen şair. dörtlüğü: quid iste tuus praeter nova carmina vates? anatoris milia multa leges. * what is that bard of yours bringing you besides new poems? you’ll read many thousand lines of a lover. münacat youtu.be/7nmjTi2IcPE naat youtu.be/XiALE1b_SnM sebeb-i telif youtu.be/n5VAacIdRI4 dibace youtu.be/9yHGHEOg3JM ve yedi babdan oluşan bir yusuf masalı. youtu.be/-Tqj0Yjfv9g
Şiir
Bir Yusuf Masalıİsmet Özel · Şule Yayınları · 20122,847 okunma
7/10
·63 syf.··
2018 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2018 23:40
çok tatlı bi kitap ya. kitap kafede kitaplar arasındayım, çocuk kitaplarını da ayrı bi önemsiyorum; inceliyorum, okuyorum, dalıyorum dalıyorum ve evet, bazılarından çıkamıyorum :) çocuklarla özel olarak daha fazla ilgilenmeye çalışıyorum, onların zengin, derin ve doluu dünyasıyla büyüleniyorum, özgürlüklerini kısmadan yardımcı olabilmek adına yalpalanıyorum işte:) bu okuduğum kitap da onlardan biri oldu. düşündüren, çokça gülümseten, hayal gücünü kısmadan sınırlamadan zenginleştiren, yazmaya okumaya tahayyül etmeye sevkeden tatlı mı tatlı bi kitap. resimlerle de kendini beslemiş. minik minik öykülerden oluşuyor. “düşünme dersi” projesi de artık uygulamaya geçse ne güzel olur! şu cümlelerle de bitiveriyor: “kitapçıları, kütüphaneleri dolduran o kitapları kimler yazdı? ruhumuza arkadaş olan o güzel şarkıları besteleyenler kim? ya renklerle büyülü dünyalar yaratan ressamlar, ağlatan güldüren oyuncular? onlar da bir zamanlar çocuktu. tıpkı sizin gibi, tıpkı bu öykülerdeki çocuklar gibi sevindiler, üzüldüler, ağladılar. kahramanlarımız, ilk mektuplarını, öykülerini, masallarını, şirlerini bu kitapta yazdılar. ilk şarkılarını bestelediler. düşlerini, düşüncelerini anlattılar. siz de yazın diye, her öykünün sonunda kalemlerini size verdiler.” gönül rahatlığıyla okuyuup, okutabiliriiz, efendim. :)
Aklımın ÇiçekleriZeynep Uzunbay · Nesin Vakfı Yayınları · 201221 okunma