hepimiz hayatımızda ,özellikle sıkıntılı dönemlerde ,bir uyusam dinlensem rahatlıcam aslında diyoruz ya da o gün çok kötü geçse de uyuyup uyanıcam ve yarın hayata yeniden başlayacağım cümlesini kullanıyoruz. Romanda karakterimiz tam da bunu yapıyor ama bir günle değil bir kış dönemiyle gerçekleştiriyor. Kitapta aslında bu uyku döneminde genel olarak olaylara bakış açısını işliyor ve gerçekten de bu dönem bitince düzelecek mi onu merak ediyor. Aslında modern dünyanın yalnızlığını ve karmaşıklığını kendi açısından sosyolojik bir değerlendirme ile ortaya koyuyor. İlk bakışta bizim normal diye tanımladığımız bir hayata sahip görünüşte tabi... İyi bir okulu bitirmiş ve başarılı bir işte çalışıyor güzel,akıllı biri ama aslında içinde yaşadıklarını kendisi dahi tam anlamında çözemiyor. Aşırı depresif bir dönemden geçiyor ve uykunun kendisine iyi geldiğini düşünüyor bu nedenle uyku ilaçları alarak uykuya yatıyor. Beni üzen şey sürekli yalnız olması ,ailesi vefat etmiş zaten olduğu zamanlarda pek sağlıklı ilişkileri yok,reva diye bir arkadaşı var ama onunla da bir arkadaşlık bağı pek sanmıyorum eski erkek arkadaşı zaten aşırı toxic bir kişi... Yanında gerçekten onu seven ,konuşabildiği insanlar olsaydı ben bu durumda olmazdı diye düşünüyorum. Zaman zaman ona çok sinirlensemde
bir yandan da sürekli üzüldüm , bazı yerlerde kendimle özdeşleştirdim. Ne olursa olsun genel olarak verdiği mesajlarla , ironi ve kara mizahla toplumu ,düzeni eleştirmesini sevdim.