Arkadaşlarıma içimden teşekkür ederek bunu güç de olsa firsata çevirdim.
Derin bir nefes çektim içime.Çatalıma tabağımdaki son patatesi batırdım.Ve sesimin normal çıkmasını umarak,Ali'ye ''Aşkım tuzu uzatır mısın?" Dedim.
Oğuz, "Aşkületam al," diyerek tuzu bana uzattı.Ama gözüm,Oğuzlu görmüyordu.Ali'nin heyecandan parlayan gözleriyle benim utançtan kırpıştırdığım gözlerim kenetlenmişti çünkü.Güzel gamzeleri belli ede ede güldü.
Kristal çınlaması uzaklarda çalkalanan denizin sesini bastırırken,"Yıldızlara bakıp dilek tutanlara,"dedim.
Bakışları öyle deliciydi ki Tarquin'in karşısında yüzümün kızarmasına değmezmiş gibi düşündüm.
Kadehini aldi ve benimkine vurdu."Dinleyen yıldızlara...ve gerçekleşen hayallere.
Etrafa yayılan karanlık patlaması yüzünden kalabalık çığlık çığlığa kaçıştı hatta bazıları oracıkta ortadan kayboldu.
Arkamı döndüm ve rüzgârdaki duman misali savrulan karanlığın icin de siyah ceketinin kol ağızlarını düzelten Ryhsand'ı gördüm.
"Merhaba Feyreciğim,"diye mırladı.