"Haydi tatlım nasıl çalıştığını göster bize,"dedi.
Babamın ilk kelimelerimi kaydedecek olmasına inanamıyordum.Tıpkı Penny'nin ilk kelimelerini kaydeder gibi -aslında pek öyle değildi.
Çok dikkatli şekilde yazdım ve konuşması için cihazın tuşuna bastım.
"Merhaba,baba.Merhaba, anne.Çok mutluyum."
Annemin gözleri yaşarmış,burnu kızarmıştı.Bana yumuşacık ve duygu dolu gözlerle bakıyordu.
Düşünümce aileme hiç ama hiç doğrudan bir şey söyleyememiş olduğumu fark ettim. Birkaç tuşa bastım ve cihaz benim hiçbir zaman söyleyemeyeceğim yeni kelimeleri seslendirdi.
"Sizi seviyorum."
"Beni bırakıp gitmişsiniz dün!"
"Nasıl lan? Sen eve gitmemiş miydin?" Gökhan anı bir şok geçirdi. "Partinin daha başında ortadan kaybolunca gizlice eve kaçtın sandık!"
"Kanka,ben sizden gizli azıcık uyuyayım diye Tuna'nın yatağının altına girmiştim.Orada sızmışım,"dediği an,Gökhan,"Oha!" diye bağırdı.Sinan parmağıyla sessiz olmasını işaret edip hikâyenin en acıklı kısmına gelmediğini belli etmek istercesine elini hafifçe sallayıp,"Daha bitmedi," dedi."Sabah ben nasıl uyandım,bil?"
"Gerçekten şaşırt beni ve normal bir şekilde uyanıp okula geldiğini söyle."
"Kadriye Nine buldu beni!Dünkü partinin pisliğini temizlerken yatağın altına vileda soktu.Panikle gözünü açınca Kadriye Nine'yle burun buruna geldim!"