Erva

Erva
@withervaa
''Güzel insan olmak benim hayat niyetim.'' youtu.be/nA46qqCFJdg
353 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
9/10
·480 syf.·
2024 11. kitabı
Kamu Spotu: Bu inceleme spoiler içermemektedir. İskender Pala’nın, tarih ve kurgunun muhteşem bir senzeti olarak yazmış olduğu Katre-i Matem, yazarın ikinci romanıdır. Yazarımız, Osmanlı İmparatorluğu’nun en ilginç dönemlerinden biri olan Lale Devri dönemini anlatırken nadide bir eser sunmuş bize; kitap olay örgüsüyle her bölüm sonunda bana ‘ay noluyo noluyo’ dedirterek merakımı her daim diri tuttu, bu açıdan Katre-i Matem benim için bitmesine üzüldüğüm bir kitap oldu. Yazarın okuduğum ilk romanı olan ve ‘Matem Damlası’ anlamına gelen bu kitap; üslup açısından sade bir dile sahip akıcı bir romandır, bununla birlikte yer yer Arapça ve Farsça kelimelerle zenginleştirilmiştir, hakim bakış açısıyla yazılmış olan bu aşk romanını okurken kitabı elimden hiç bırakmak istemedim. Ayrıca satır aralarına serpiştirilmiş güzide beyitler, eski bir kitap geleneğimiz olan derkenar yöntemiyle bölüm sonlarına eklenen Doğu’nun mistik tarzdaki hikayeleri ve sayfaların gravür sanatıyla süslenmesi kitaba güzel bir hava katarak okuma zevkimi daha da arttırdı. Kitap yapı olarak sırasıyla sunuş, girizgah, serim-düğüm-çözüm olmak üzere üç bölüm ve hatimeden oluşmaktadır: Sunuş bölümünde müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikayesi okuyucuya sunulmaktadır. Girizgâh bölümünde müzayededen alınan kitabın yazarının, kitabı yazıp yazmamaktaki kararsızlığı anlatılmaktadır. Serim, düğüm ve çözüm bölümlerinde ise okuyucu; aşklara, dostluklara, cinayetlere, sırlara, entrikalara şahit olacağı bir serüvene adım atmaktadır. Hatime bölümünde ise yazarımız roman karakterlerinin son durumları hakkında bize bilgi vererek eseri maalesef sonlandırmıştır. Kitabın ana kurgusunun bulunduğu serim, düğüm ve çözüm bölümlerinde İskender Pala, bizi Osmanlı İmparatorluğu’nun Lale Devri dönemindeki İstanbul’unda
Edebiyat
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,5bin okunma
Reklam
7/10
·375 syf.·
2024 1. kitabı
Kamu Spotu: Bu inceleme spoiler içermemektedir. Afgan yazar Halit Hüseyin’in 2003 yılında İngilizce olarak yayımlamış olduğu orijinal adı ‘The Kite Runner’ olan Uçurtma Avcısı, yazarın ilk romanıdır. Uluslararası beğeni kazanmış, birçok dile çevrilerek New York Times’ın en çok satanlar listesine girmiş olan bu kitap; üslup açısından iyi yazılmış, kolay okunabilen ve yer yer farsça kelimelerle süslenen akıcı bir kitaptır. Yazar bu kitabında, birlikte büyüyen Emir ve Hasan’ın çocukluk ve yetişkinlik hikayelerini anlatırken uzun yıllardır siyasi karışıklıklara ve savaşlara maruz kalan Afganistan’ın insanlık dramına dikkat çekmiştir. Daha çok pişmanlığın ve dostluğun öne çıktığı bununla birlikte sadakat, fedakârlık, kıskançlık, suçluluk, utanç, nefret, hüzün gibi duyguların da işlendiği Uçurtma Avcısı; beni oldukça derinden etkiledi ve sarstı. Özellikle kıymetli Hasan ve sevgili oğlu Sohrab’ın hüzün dolu ve kalbime ağır gelen hikayelerinin etkisiyle gözyaşlarımı tutamadım. Çoğu zaman ise yaşanılan akıl almaz olaylar bana kitabı kapatıp mola verdirtti; önyargıların, bağnazlıkların, yobazlıkların hayatları nasıl kararttığını görmek sinirlerimi alt üst etti, boş duvara bakarak insanlığı ve hayatı sorgulama gereksiniminde bulundurdu. Sohrab... Sözlerimin tükendiği, kelimelerimin kifayetsiz kaldığı kanayan bir yarasın kalbimde. Emir… Rahmetli dedem kendisini eleştirenlere karşı Mevlana’dan şu alıntıyı yapardı: 'Benim hayatımı yargılamadan önce, benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan, dağ ve ovalardan geç. Hüznü acıyı ve neşeyi tat. Benim geçtiğim senelerden geç, benim takıldığım taşlara takıl. Yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi. Ancak ondan sonra, beni yargılayabilirsin.' Demem o ki biz senin yaşadıklarına yalnızca
Edebiyat
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,1bin okunma
8/10
·166 syf.·
2023 6. kitabı
Kamu Spotu: Bu inceleme spoiler içerebilir. Namık Kemal’in sürgündeyken yazmış olduğu ilk adıyla ‘Son Pişmanlık’ olan İntibah, Tanzimat dönemi Türk edebiyatının ilk edebi romanıdır. Genel olarak Tanzimat döneminde yazılan eserlerin anlatımı biraz ağır ve süslü olsa da kitap, benim için akıcıydı. Yazarımız bu kitabında; iyi (!) yetişmiş bir delikanlının, hafifmeşrep bir kadına olan tutkusundan dolayı uğradığı ve uğrattığı maddi manevi çöküşleri ele almıştır. Aşk, ihtiras, kıskançlık ve pişmanlık gibi sosyal bir içeriğe sahip olan İntibah’ı okurken yer yer hayıflansam da yapılan hatalar, kötülükler ve karakterlerin akıl tutulmaları beni çoğu zaman ziyadesiyle öfkelendirdi. İlk sosyal ilişkilerimiz ailede başladığından dolayı sitemime aileden başlamak istiyorum. Başkahramanımız olan Ali Bey (?) İstanbul’da yaşayan varlıklı bir ailenin biricik oğludur. Oğullarının tahsiline fevkalede önem veren iyi niyetli ailemiz; bu emelleri neticesinde birkaç dil bilen, donanımlı bir kâtip ve yaşam becerilerinde zayıf bir evlat yetiştirmeyi başarmışlardır. İyi niyetle başlayan bu maceranın iyi bitmeyeceğinden habersiz olan ailemiz, biricik oğullarının tahsil ve yaşantısından memnun ola dursunlar, ben ise oğullarını eleştirmek için alt paragrafa geçiyorum. Kişiliğimizin gelişimi ve yaşantımızın şekillenmesi hususunda içine doğduğumuz aile, önemli bir etken olmakla birlikte tek etken değildir. Ali Bey’e olan sitemim bu noktada başlıyor. Bu beyimiz; görmüş olduğu tahsilini, terbiyesini ve arkadaşlarının tüm uyarılarını kendi iradesiyle bloke eden ve hata üstüne hata yaparak çamurda yuvarlanmayı tercih eden acınmaması gereken biridir benim gözümde. Tek temennim çamurunda sadece kendisi boğulsundu fakat beyimiz her zamanki gibi ünvanına yakışır hareket etmeyerek en olmaz kişiye çamur
Edebiyat
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,1bin okunma