"Tanınacak, tanınınca da daha fazla hatırı sayılacak diye iyi insan olan, insanların kulağına gitmesi koşuluyla iyilik eden kişi, kendisinden fazla yarar sağlanabilecek bir insan değildir."
"Dostluk ve aşk, tesadüflere ve başkalarına bağlı iki alışveriştir; biri arayarak bulunmaz, diğeri yaş ilerledikçe solar gider. Onun için yaşamımı doldurup doyuramazdı onlar. Üçüncü alışveriş, kitaplarla kurduğumuz ilişkidir ki daha sağlam ve daha çok bizimdir. Diğerlerinin daha başka üstünlükleri olsa da, bu üçüncüsü daha sürekli ve daha yararlıdır. Bir ömür başucumda, her yerde elimin altındadır. Yaşlılığıımda ve yalnızlığımda beni kitaplar avuturlar. Sıkıntılarımdan kurtarırlar, sevmediğim kişilerin havasından istediğim zaman ayırırlar beni. Fazla ağır basmadıkları ve gücümü aşmadıkları zaman acılarımı törpülerler. Rahatımı bozan bir düşünceyi kafamdan atmak için, kitaplara başvurmaktan iyisi yoktur, hemen beni kendilerine çeker, içimdekinden uzaklaştırırlar. Öyleyken, onları yalnız daha gerçek, daha canlı, daha doğal rahatlıklar bulamadığım zaman aramama hiç de kızmaz, her zaman aynı yüzle karşılarlar beni."
"Ezberlemek, öğrenmek değildir; hafızamıza emanet edilen şeyi muhafaza etmektir. İnsan, bildiği her şeyi ustasına bakmadan, kitaptaki yerini aramadan, istediği gibi kullanır. Tamamıyla kitaptan alınan bir bilgi ne sıkıcı bilgidir! Böyle bir bilgi, sadece bir süs olarak kullanılsın, temek olarak değil."
"gece çöktü, yalnızım
fırtınanın savrulduğu tepede
bir başımayım
uğulduyor dağda rüzgâr
ırmak kayaların üzerinden hızla aşıyor
yağmurdan korunacağım bir baraka yok
fırtınanın karıştırdığı tepe
bir de yüzüstü bırakılan ben
ah! bulutlarından ayrılsana ay
ortaya çıksanıza gecenin yıldızları
aşkımın dinlendiği yere dek
beni aydınlatacak bir ışık gönderin
ayın, ışıltısından yorulmuş
yanında gerilmiş yayı
ben ise giderek coşan nehrin kıyısında
kayanın üstünde
bir başıma oturmalıyım"