Yıllar boyunca pencereden dışarıyı seyrettim . Bir yudum suyu dahi yutkunamadığım anlar oldu. Kalbimdeki ateşi acıyı tenimde hissettiğim anlar oldu. Hayattan tek bir isteğim vardı tek bir beklentim . O kadar fazla geldi ki bu sadece anlaşılmak istedim. Daha sonra kelimelerin kifayetsizliğine aslında insanların ağızları ile kalplerinin bir olmadığını gördüm . Ve sonra anladım ki İnsanın yaşamının kırıldığı keskin bir nokta var. İşte o evre müthiş. Artık hiç bir yanılgı , hiç bir acı seni daha fazla acıtamıyor. Tam aksine sen acımaya başlıyorsun. Bilseniz bu ne müthiş bir güç . Olmazları oldurmaya çalışmıyorsun. Peşine düşmüyorsun geçen zamanın . Bu ölmüş olanı geri çevirmek gibi bir şey. Artık hiç bir şeye bağım isteğim hevesim en ufak sese tahammülüm yok. Bana öğretilen benim şimdi ki halim bana bunca yıl yaşattıklarınızdır. Ama bende size öğreticem. Öğreneceksiniz boş duvarları seyretmeyi.