Rastlantının, tüm insani olaylarda öyle büyük bir etki alanı vardır ki, uzaktan tehdit eden bir tehlikeyi fedakarlıklada önlemeye çalıştığımız da, bu tehlike olayların öngörülemeyen bir aşamasında yiter ve şimdi feda edilen şeyler yitirilmiş olmakla kalmaz, onlarla sağlanan değişik lik artık olayların değişmiş durumunda, bir dezavantaj olur. Bu yüzden aldığımız önlemlerde geleceğe çok müdahale etmemeli, rastlantıyı da hesaba katmalı ve kimi tehlikeler karşısında, kimi kara fırtına bulutları gibi geçip gitmelerini umarak, soğukkanlılığımızı korumalıyız.
Yaşam bir satranç oyunu gibidir, bir plan yaparız ancak bu planın gerçekleşmesi, satranç oyununda rakibin, yaşamda ise yazgının ne yapacağına bağlıdıı:
Kendi çabalarımız kürek rolünü üstlenirler: Kürekler saatler süren çalışma sonunda bizi biraz ileri götürdükten sonra, apansız bir rüzgar bizi yine geriye savurur. Buna karşılık rüzgar uygunsa, bizi küreklere gerek duymayacağımız ölçüde hızlandır.
İnsan, nasıl ki kendi ağırlığını, devindirmek istediği yabancı bir ağırlık gibi duyumsamadan taşıyorsa; kendi hatalarını ve suçlarını da ayrımsamaz da salt başkalarınınkileri görür. Bu yüzden, herkes başkasında, kendisinin her tür den suçlarını, hatalarını, kötü davranışlarını ve çirkinliklerini açıkça gördüğü bir ayna bulur.