Anlamak, karşımızdaki kişinin varlığının gerekçelerini, salt o andaki halini değil, o ana kadarki, o anda onu öyle kılan bütün geçmişi de kavramak demektir.
“Konuşmak işte insanın kendi kabuğunu soymasıdır. Karşılıklı konuşmak ise karşılıklı olarak kendi kabuklarımızı soymamızı gerektirir. Konuşarak birbirimizin çevresini saran, varlığımızı kaskatı kesen katmanları bir bir çeker, bir elmayı soyar gibi, kendi özümüzü, demek karşılıklı özlerimizi ortaya çıkarırız.”