Öykümü iyi anlamak için, ağzın henüz yalan söylemediği, bakışların, arzuyla karşıtlık içinde olan çekingenliklerin ağırlaştırdığı gözkapaklarının örtüsüne rağmen içtenliğini koruduğu, zihnin dünyanın hoşgörüsü karşısında eğilip bükülmediği, yüreğin korkaklığının ilk girişkenliklerin cömertlikleri kadar şiddetli olduğu o güzel çağı düşünün.
Bazı ruhlarda bilinmeyen duygular kine dönüşse de, benim ruhumda hepsi bir araya gelerek, kendilerine bir çukur kazdılar, ileride oradan yaşamıma fışkıracaklardı.