Meğer önce yarını unutmak gerekiyormuş... Her doğanın yeni bir güneş olduğuna inanacak kadar unutmak... Her güneşi ilk ve son kez gördüğüne emin olacak kadar unutmak.
Nasıl âşık olunur bilmiyordum ama böyle bir şey olmalıydı: Soyguna gidecekmiş gibi planlar yapmak... Doğru hamleler, doğru yerler, doğru anlar peşinde koşmak... Avlanmaktan pek bir farkı yoktu aslında.
Para ancak girebileceği yollara yönelir, en verimli değil, en yoz alanlara akar. Günümüzün standartlarına göre, verecek en az şeyi olan insan en çok kazanıyor.
Gırtlağından aşağı akmaya çalışacakları bütün o etik kurallar, aslında insanların gerçek değerini çalmak isteyen sahtekarların bastığı kalp paralar gibidir. Altın standardını tutturabilen tek ahlâk sistemi, işinin ehli olmaktır.