Purpose

Purpose
@wohoowoo
Mükemmel bir daire çizilemeyeceği gibi, Aklın ve tecrübenin de insanı idaresi kolay değil. Tanrı çizmiyor her zaman kaderimizi; Madde ve ruh arasına çizilen sınırdaki kesinlik yok. Büyük ihanetler pençesinde tutuyor insanı, Büyük karışıklıklardan kaçtığı yerlerde bile.
Reklam
“Türkler, Orta Asya’dan anavatana göç etmeden önce, bütünüyle bir kabile hayatı yaşıyorlardı. Çadır medeniyetinin gereklerine göre kurulmuş bir toplum düzenleri vardı. Bu düzenin, bugünkü hayat şartlarından ne kadar uzak olduğunu, artık dilimize yerleşmiş olan, cam, hasır, kravat, kira (ev kirası), kiraz, hafif, masa, tabak, tabut, müzik, tahsil, mezar, karyola, kelime, cümle gibi kelimelerin bu dilde bilinmemesiyle (Öztürk dili demek istiyor) kanıtlayabiliriz. Bu kelimelerin, Türkçe’nin eksik bir kolu olan Öztürkçe’de bulunmaması, bizi aşağıdaki sonuçlara vardırıyor bu kabilenin yaşayışı hakkında: Türkler camdan dışarı bakmazdı. Türkler hasır üstünde oturmaz ve meseleleri hasıraltı etmezlerdi. Bu âdet, Osmanlılarla başlamıştır. Türkler kravat takmazdı. Türkler hafiflikten hoşlanmazdı. Türkler ev kirası vermezdi. Ev kirası, Türklerin iptidai komünizmden, toprak burjuvazisine geçmeleriyle başlamıştı. Türkler kiraz yemezdi. Türkler yemeklerini masada yemez, yerken tabak kullanmazlardı. Yemek ortadan yenirdi. Türkler öldükleri zaman tabuta konmaz ve mezara girmezdi. Eski Türklerin böyle bir âdeti yoktu. Türkler müzik dinlemezdi. Türkler mektepte tahsil etmezdi. Türkler düşüncelerini, kelime ve cümle gibi kalıplar içinde ifade etmezlerdi.”
Çok İyi Bilinmesi Gereken Filozof ve Edebiyatçılar, Satırlar, sayfanın ortasında küçük bir yere yazılmıştı: Soren Kierkegaard Oswald Spengler Franz Kafka Friedrich Nietszche The Tragic Aspect
İnsan en çok kendiyle ilgilenir; ama bu ilgi bir yönteme dayanmaz ve kendini tanıma sorunu bilimsel bir yolla çözümlenmezse sonsuz bunalımlar karanlığına düşer birey. Değerini tam bilmeyen kişi, gereksiz yakınmalarla gün geçtikçe daha da bozulur ve çürüyüp gider. Kişisel değeri büyütmek de küçültmek de aynı derecede zararlıdır. Yola çıkmadan önce altından kalkamayacakları bir yükün altına girenler daha işin başında ezilip kaybolurlar; gerçek değerinin çok azını ortaya koyanlar da kısa zamanda tembelleşip bir işe yaramazlar.
Yalnız, kişisel sorunları tek başına çözme eylemini de gereksiz bir aşırılığa götürmemelidir insan. Büyük örgütlerin kurulmasından önce, küçük örgütler oluşurken kişi, çevresinden kendini bütünüyle soyutlamayacaktır; kişisel sorunlarını çözerken başkalarından da bir bakıma yararlanacaktır. Yani, bazı insanlarla genel ilişkiler kuracak onlarla birleşecektir. Ne var ki bu birleşme büyük örgütlerden farklı bir biçimde olacaktır.
Reklam