Bir kaldırım taşının üzerine oturdum ve içimden geçirmem gereken ama nasıl olduysa caddeden geçecek herkesin duyabileceği bir ses seviyesi ile “rasyonel olmayan her şeyi hayatımdan çıkarmak istiyorum” dedim. Kendiveailesiiçinyoldangelipgeçenlerdenyardımkabuleden caddenin demirbaşı püsküllü sekizinci mehmet efendi battaniyesinden kafasını çıkardı ve “öyle yaşanmaz evlat” dedi.
Ürktüm. Korktum. Üzüldüm.
Haklı olmasından ürküyor, bana bunu söyleme cüretini kendisinde bulması rahatlığından korkuyor, yaşamayı benden daha iyi bildiği iddiasının haklı olmasına üzülüyordum. Herkes ama herkes, neden ve nasılsa yaşamayı benden daha iyi biliyordu.
Evren rasyoneldir. Her şey evrenin bir parçası ise, gayet tabii ki, her şey de rasyoneldir. Evet. Bu fikre inanmama çok yaklaşmış, binlerce kilometre yolu yalınayak teptikten sonra bu kesin, tarafsız, çekici ve anlamlı fikre inanmama yalnızca bir kaç milimetre kalmıştı. Sonra...
Tecrübe: Tecrübe insanın bir takım yanılsamaları sahiplenmesidir.
Yaşınız eğer belli bir sayının üzerine çıktıysa bir daha kalbinizin kırılmayacağını düşünürsünüz. Sonra yanılsamanız kırılır. Yazık.
Kalp kırılması: irrasyonel (doğal bir tat alınamıyor, testlerde organik bileşene rastlanamadı, mantıksal değer sıfıra yakınsamakta)
Kaldırım taşından kalktım ve yürümeye başladım. Bir kaç bin kilometre daha.
alıntı değildir.