Purpose

Purpose
@wohoowoo
Tekila şişesinde uçurtma uçurasım var
Reklam
Bir kaldırım taşının üzerine oturdum ve içimden geçirmem gereken ama nasıl olduysa caddeden geçecek herkesin duyabileceği bir ses seviyesi ile “rasyonel olmayan her şeyi hayatımdan çıkarmak istiyorum” dedim. Kendiveailesiiçinyoldangelipgeçenlerdenyardımkabuleden caddenin demirbaşı püsküllü sekizinci mehmet efendi battaniyesinden kafasını çıkardı ve “öyle yaşanmaz evlat” dedi. Ürktüm. Korktum. Üzüldüm. Haklı olmasından ürküyor, bana bunu söyleme cüretini kendisinde bulması rahatlığından korkuyor, yaşamayı benden daha iyi bildiği iddiasının haklı olmasına üzülüyordum. Herkes ama herkes, neden ve nasılsa yaşamayı benden daha iyi biliyordu. Evren rasyoneldir. Her şey evrenin bir parçası ise, gayet tabii ki, her şey de rasyoneldir. Evet. Bu fikre inanmama çok yaklaşmış, binlerce kilometre yolu yalınayak teptikten sonra bu kesin, tarafsız, çekici ve anlamlı fikre inanmama yalnızca bir kaç milimetre kalmıştı. Sonra... Tecrübe: Tecrübe insanın bir takım yanılsamaları sahiplenmesidir. Yaşınız eğer belli bir sayının üzerine çıktıysa bir daha kalbinizin kırılmayacağını düşünürsünüz. Sonra yanılsamanız kırılır. Yazık. Kalp kırılması: irrasyonel (doğal bir tat alınamıyor, testlerde organik bileşene rastlanamadı, mantıksal değer sıfıra yakınsamakta) Kaldırım taşından kalktım ve yürümeye başladım. Bir kaç bin kilometre daha. alıntı değildir.
Tutsak İkilemi (Prisoners Dilemma)
Tutsak ikilemi, sosyal bilimlerin en çok tanınan strateji oyunudur. İlk olarak 1950 yılında RAND çalışanları Merrill Flood ve Melvin Dresher tarafından şekillendirilmiştir. Ardından Albert William Tucker modele hapis cezası sonucunu eklemiş ve tutsak ikilemi olarak adlandırmıştır. Klasik şekli ile tutsak ikilemi senaryosu aşağıdaki gibidir: İki zanlı bir soruşturma kapsamında polis tarafından göz altına alınmıştır. Polis elinde tutuklama için yeterli kanıt olmadığı için her iki zanlıyı ayrı ayrı hücrelere koyup bir anlaşma sunmaktadır. Anlaşmaya göre zanlılardan biri diğerinin aleyhinde tanıklık eder diğeri ise suskun kalırsa, tanıklık eden serbest kalacak susmayı tercih eden taraf ise 10 yıl hapse mahkûm edilecektir. Eğer ikisi de birbirleri aleyhinde tanıklık etmez suskun kalırlarsa her ikisi de 1 yıl hapis cezasına, eğer her ikisi de birbirleri aleyhinde tanıklık ederse, her iki zanlı da beşer yıl hapis cezasına çarptırılacaktır. Bu çerçevede her iki zanlı tanıklık etmek veya suskun kalmak arasında tercih yapmak zorundadır. Her iki zanlıya da soruşturma sonuna kadar diğerinin kararını öğrenme imkânı tanınmamaktadır yani farklı odalarda bulunan iki zanlının birbirleri ile iletişim kurma imkânı yoktur. Buna göre karşı tarafın kararından habersiz olan oyuncu 10 yıl hapis yatma ihtimalini göze alamayarak sessiz kalmayacak, karşı taraf aleyhinde tanıklık edecektir. Karşı taraf aleyhine tanıklık ederek 5 yıl gibi daha kısa süreli bir hapis cezasına razı olacak ya da serbest kalacaktır. Oyuncu burada kaybını en aza indirmeyi (kazancını maksimize etmeyi) hedef alacaktır. Karşı tarafın da aynı koşullar altında rasyonel davranarak tanıklık edeceği kaçınılmaz olacaktır. Böylece birbirleri ile iletişim kurmayan iki tarafın iyi niyetli değil de rasyonel davranarak aldıkları
Genel Kültür
Konkordato
İflas anlaşması veya konkordato (İtalyanca: concordato), batık durumdaki şirketlerin borçlarını karşılayabilecekleri koşullar dahilinde ödemek için alacaklılarıyla mahkemelerce yaptıkları anlaşmadır. Bu anlamıyla tarihte "Papalık makamıyla başka hükümetler arasında yapılan anlaşmalar" için kullanılmıştır. Günümüzde ise hukuk ve ekonomi alanlarında batık durumunda, alacaklıların, alacaklarını belli bir plana göre almaları için aralarında yaptıkları sözleşme anlamında kullanılmaktadır. Türkçeye iflas anlaşması olarak geçen konkordato, borçlunun, alacaklılarının üçte ikisiyle anlaşarak borçlarının en az yarısını ödemesi ve kalanını da ödeme planına bağlamasıdır. Ticaret mahkemesinin onayladığı bu anlaşmada alacaklılar, alacaklarının belli bir bölümünden feragat eder ya da vadesi gelmiş borçların vadesi uzatabilirler.
Genel Kültür
Meditasyon
Meditasyon, Latince meditatio kelimesinden türetilmiş, sözcük anlamıyla birçok Batı dilinde "derin düşünme" anlamına gelmekte olan bir terim olup, sözlüklerde, "kişinin iç huzuru, sükûnet, değişik şuur halleri elde etmesine ve öz varlığına ulaşmasına olanak veren, zihnini denetleme teknikleri ve deneyimlerine verilen ad" olarak tanımlanır. Meditasyon tekniklerine, ait oldukları, Budizm (Hindistan), Taoizm (Çin), Bön (Tibet), Zen (Japonya) ve İslamiyet'te (tefekkür) gibi inanç sistemlerine göre ve izledikleri yöntemlere göre değişik adlar verilmiştir. Ayrıca günümüzde mevcut farklı inanç sistemleri, mezhepler ve ekoller meditasyonu farklı olarak yorumlamakta ve farklı şekillerde uygulamaktadırlar. Bu bakımdan standart ya da tek biçimli bir meditasyondan söz etmek olanaksızdır. Meditasyon, birçok kültürde ve dinde uygulanan manevi bir arınma tekniğidir. Uyanıklık ve konsantrasyon çalışmalarıyla kişi kendini toplar ve zihnini, ruhunu dinlendirir. Doğu kültürlerinde meditasyon, köklü ve bilinç açıcı bir teknik olarak kabul edilir. Söz konusu olan bilinç açma durumu, her inanışa göre farklı adlandırılır. Bunlar; boşluk, farkındalık, tek olma, burada ve şimdide olma, düşüncedeki özgürlük olarak tanımlanabilir. Transandantal Meditasyon(TM)için: "Biz meditasyonu tanımlarken onun çok dinlendirici, sakin ama artmış bir uyanıklığın da olduğu ve genellikle iç mutluluğu yaşatan öznel bir deneyimi kazanmak amacıyla tekrar tekrar yapılan zihinsel bir teknik olarak tanımlarız" denilmektedir."
Genel Kültür
Reklam