sarı badanalı evlerde kazanlar kaynar
sarı badanalı evlerde günah işlenir her gece
sarı badanalı evlerde ölüler yıkanır
sarı badanalı evleri sev biraz
bu evlerde zaman benim akşamlarımdır yitirilmiş
bu kazanlarda benim gözbebeklerimdir kaynayan
bu sarılarda benim yüreğim bir ölür bir dirilir
anladım
bu dünyada benden başka kimse yok beni anlayan
bütün kötü yerlerde ben kokarım
biliyorum
bir hayvan leşiyim öleli kırk gün olmuş
fabrika bacalarında bir kara dumanım
zehirim akrep kuyruklarında
kötüyüm sevemediğin kadar
öyle fenayım
kapanmış bıçak yaralarında
bu pis çöp tenekelerinde unut beni
unut artık
bayat bir ekmek gibi
çürümüş bir elma gibi
nasıl aldandık bunca zamandır
nasıl inandık güzelliğine hayatın
bize ne doğan güneşten
büyüyen buğdaydan akan sudan bize ne
alabildiğine kederliyiz yorgunuz
bize dostluğu öğrettiniz
bize sevmesini öğrettiniz böyle delicesine
sevdikse günahlarımız Tanrı'nın boynuna
sevilmedikse insanlar utansın kederimizden
ne aradık ne bulduk dünyanızda söyleyin
bir sevgiyi bile çok gördünüz bize
öpüştük uykularımızda ayıpladınız
kara kara yengeçleri saldınız üstümüze
şimdi de bir yaşamaktır tutturmuşsunuz
rahat bırakın bizi
göğüyle deniziyle
taşıyla toprağıyla
o yoktan var ettiğiniz Tanrı'sıyla
dünyanız sizin olsun
şimdi de oturmuş tuz-biber ekiyorsunuz yaramıza
kiliselerde camilerde öğütler veriyorsunuz Tanrı
adına
sonra her gece bir cinayet işliyorsunuz
temiz çarşaflarda pis kanınız