Puan vermedi·376 syf.··
2023 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2023 22:54
Kürt meselesi aklımı üniversiteye gelip de Doğu'dan gelen dostlarla münasebet kurup uzun sohbetler yaptıktan sonra beni meşgul etmeye başladı. Bu raddeden sonra ise bugüne kadar entelektüel saydığım şahısların kıymetini sorgulamaya başladım. Bilhassa kendi cenahımın önde gelen mütefekkirlerinin bu konuya neden bigane kaldıklarını merak ettim. Onların buna hiç değinmemesinden duyduğum şaşkınlık merhum Sezai Karakoç'un hâtıralarında azamiye ulaştı. Zira Diyarbakır/Ergani'de doğan, Ağrı/Kösedağı'nda askerlik yapan; Gaziantep/Kilis'te sınırda kontrolörlük yapan; Mardin, Urfa gibi daha birçok ile de geziler tertip eden Karakoç bırakın Kürt meselesini, Kürtlerden bahsetmiyordu bile. İşte o andan itibaren Müslüman mütefekkirlere yönelik -benim için ilk ciddi tenkit- bir tenkit meydana geldi: Mütemadiyen idealizm kasarak hissiyattan ileriye gidememek bizi gerçeklikten koparmış. Türkiye üzerine kafa yoran insanlar olarak bir Kürt gerçeğine ırak kalmak kabul edilemez bir şey olmalıydı. Üstelik gerek Necip Fazıl'da, gerek Salih Mirzabeyoğlu, Sezai Karakoç, Cemil Meriç, Nuri Pakdil, Rasim Özdenören ve daha birçok düşünürde bunların izlerini görmemek, adeta bir Kürt'süz Türkiye'nin yol haritasını çıkarmaları onların entelektüelliğini ve bütüncüllüklerini bir daha düşünmeme yol açtı (Burada entelektüelliği Edward Said'in tanımı ile ele aldığım için kullanıyorum). Elbette yok saymak sadece bahsetmemekle olan bir şey değil, İsmet Özel gibi, Kürt meselesinin olmadığını doğrudan söyleyen ve bu meseleden neşvünema bulan taleplerin Kürtlere Amerikalılar tarafından dikte edildiğini söyleyenler de vardı. Ayrıca bu konuyu konuştuğum bir İsmet Özel okuru, bugüne kadar Kürtler Türklüklerinden memnundular, dedi... Sonra da İslâm'da buluşmaktan bahsetti. Bu görüşlerin gerçeklikten kopuk
Felsefe-Düşünce
Barışa Emanet Olun Kürt Sorununa Yeni BakışHasan Cemal · Everest Yayınları · 2011127 okunma
Hukuksuzluk Sürecine Hukuk Adına Saygı Gösterilemez!
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 51. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2021 19:40
Poyrazköy, Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk ,Kozmik Oda gibi davalar Türk Hukukuna sürülmüş kara lekelerdir. FETÖ mensuplarının dışarıdan aldığı güç ve Türkiye'de hakimiyet kurmuş oldukları yapılar sayesinde(yargı, iktidar, basın organları vs.) asparagas haberler ile halk, Türk askerine karşı kışkırtılmış, itibarsızlaştırma politikaları izlenmiş ve TSK, fetöcü hakimler-savcılar tarafından yargılanmış ; kimi siyasi oluşumlar tarafından da bu yargılanmalar takdir edilmiş ,fetöcüler cesaretlendirilmiştir. İncelemeye Ergenekon kumpasında kendisine yöneltilen suçlamalara dayanamayıp intihar eden Ali Tatar'ın yaşamına son vermeden önce kaleme aldığı mektupla geçmek istiyorum : "Nilü ve canım aile üyelerim... Tam her şeyden kurtulduk derken sizlerden bir ayrılık durumu daha yaşamak durumundayım. Bu ayrılık ebedi ayrılıktır. Eğer öbur dünya varsa...ileride orada buluşuruz. Ben ailemden kimseye küskün değilim. Hepinizi çok seviyorum .Hepinize bir hakkım geçtiyse helal olsun.Sizin de bana hakkınızı helal edeceğinize eminim .Dediğim gibi bana sakın kızmayın. Belki bu süreç altı ay ,bir yıl sonra geçecek. Ancak benim buna dayanacak halim yok. Öncelikle başınızı öne eğdirecek hiçbir şey yapmadım. Başınızı dimdik tutun! Ama ben bu hukuksuzlukla yaşayamam. Yaşadıklarımı ikinci defa kaldırmam mümkün değil... O deliğe bir daha dönmektense mezara girmeyi tercih ederim... Belki benim ölümüm bu durumda olan başkalarının aydınlığa çıkışına bir ışık olur .Boşu boşuna ölmemiş olurum. Bu şekilde ölmeyi hiç istemezdim. Buna en çok karşı çıkan bendim. Şu anda çok duygusal değilim. Ağlamıyorum. Yalnız içim buruk ve kırgın. Bana bu oyunu oynayanlara ve sahip çıkmayanlara kırgınım. Beni rahmetli babamın yanına gömün. Karımı ve kızım Gökçen'imi size emanet ediyorum. Kızımı ve karımı yalnız
Siyaset
Kozmik AlbayErkan Yılmaz Büyükköprü · Kırmızı Kedi Yayınları · 2020440 okunma