Sanatçı olmak, hesap kitaptan anlamak ve sayı saymasını bilmek değildir; özsuyunu dallarına yollamakta acele etmeyen, ardından yaz gelmeyecek diye kuşkuya kapılmaksızın bahar mevsiminin fırtınalarına gönül rahatlığıyla göğüs gerebilen bir ağaç gibi olgunlaşmaktır.
"Ne var ki, hoyrattır sevgi, züğürttür, bir başkası uğruna çekilen çiledir, bir başkasına yöneltilmiş beklentidir, bütün damarlarında hiç vakit geçirmeden Tanrı aşamasına çıkabilmek, Tanrının gerisinde kalmamak amacıyla güzel, güçlü ve yüceltici olması için bir başkasına duyulan işte öylesine mutlu, öylesine ateşli istektir!..."