Kadınla kıyaslandığında sevdiğine haksızlık eden biri gözüyle bakılacak erkek, sevgisi sevgi alfabesinin dışına çıkmayan, daha önce kadının gerekli metaforları ve gereken ritmi hazırladığı o şiiri ilk sevgi dersleriyle yaratabileceğini sanan o aşk palavracısı, sevginin önünden yürüyüp geçen, sevgi önünden geçirilen kör bir kişi, dünyayı kafasına koymuş, ama bir kalbin çevresini bile dolaşmaya gücü yetmeyen bir aşık içler acısı bir durumda değil midir?