anux

anux
@xX_MaViRiS_Xx
Puan vermedi·283 syf.··
2026 1. kitabı
İlk 20 sayfasına gelip sürekli aynı yerde bırakmak zorunda kaldığım, verdiğim aradan sonra da konuyu unutup sürekli tekrar baştan okuduğum o kitabı sonunda bitirebildimmm . Kitap çok ilgi çekici bir şekilde başladı. Yazarın sonda yazdığı teşekkür kısmında belirttiği gibi iyi ki başlangıç kısmında böyle bir değişikliğe gidilmiş. Okurken çok güldüm ve eğlendim. Uzaylı Andrew Martin'in dünya ve insanlarla ilgili yeni öğrendiği şeylere yaklaşımı, espritüel tarafı, Newton'la olan sözsüz iletişimi çok güzeldi. O dünyayı, insanları, hayatı, amacı ve kendini anlamaya çalışırken; siz de yaşadığı içsel çatışma ve düşündüklerini okurken onunla beraber her şeyi kendi içinizde sorguluyorsunuz. Matematik kadar rasyonel bir gezegenden gelen uzaylı Andrew Martin, dünyada geçirdiği zaman boyunca matematiğin de sınırlarını aşan şeyleri (namıdiğer duyguları) deneyimlemeye başlıyor ve bundaki güzellikleri görmeye başlamak kafasını karıştırıyor. İnsan olmanın, yaşam boyu acı çekmemeye ve ölümsüzlüğe tercih edilecek kadar değerli olan tarafı nedir? Ya da bunda bir anlam aramak gerekir mi? Sıcacık hisler bırakan bir kitap oldu benim için. Martin'in Gulliver'a bıraktığı tavsiyeler kısmında çok duygulandım. Matt Haig yeni favori yazarım oldu artık. SPOILER Ari'nin ölmesini hala kabullenemedim. Kitapta en çok üzüldüğüm iki şey Ari'nin ve Vonnadoryalı diğer suikastçının ölümü oldu.
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·432 syf.··
2025 8. kitabı
✿ (SPOILER İÇERİR) ✿ İlginç bir önsözle başladı. Bir okuyucuyu kitabın sonuna gelmeyi isteyecek ve olayların nasıl geliştiğini merak ettirecek bir önsözle. Sonra yıllar öncesine dönerek olayların nasıl başladığını ve geliştiğini anlatmaya başladı. Bataklık kavramı ilginç bir şekilde tanımlanmış. Bataklığa bir övgü var. Saklayan, gözleyen, yaşatan, yaratan. Okurken Kya'yı ve yaşadıklarını çok derinde hissediyorsunuz. Mahkeme kararı açıklanırken oradaki herkesle birlikte nefesimi tuttum ve kalp atışlarım hızlandı, sonuca hızlıca göz gezdirmemek ve anı yaşamak için kendimi zor tuttum. Mahkemede Kya'nın avukatı Tom'un sözleri çok anlamlı ve aslında kitabın vurucu kısmıydı. İnsanların Kya'ya sahip çıkmadıktan ve kendilerinden uzaklaştırdıktan sonra Kya'yı onlardan farklı olmakla suçlayarak onu bataklık çöpü, iğrenilesi bir şey olarak nitelendirmelerindeki ikiyüzlülük , Kya'nın toplumda kabul edilmemesinin ona verdiği acı, aynı zamanda o dönemde dışlanan ve hatta "renkliler" adı verilerek toplumdan ayrıştırılan insanların yaşadıkları ırkçılığa güzel bir göndermeydi. Amanda Hill'in aslında Kya olduğu bilgisi çok ani oldu ve sindiremedim açıkçası. Kitapta onun olarak geçen şiirleri hatırlamadığım ve geri de bulamadığım için bağlantıyı çok kuramadım ben. (ara vererek okuduğum bir kitaptı bu yüzden de hatırlamamış olabilirim) Kya'nın Zıpzıp'ı babası olarak sayması, annesinin Tate ve Kya'yı çizdiği tabloda ikisinin arasındaki bağın sembolü ve şu an hatırlamadığım küçük olarak nitelendirilebilecek bir sürü detay. Hepsi anlamlı ve çok güzeldi. Sonu ise tam bir ters köşeydi. En başından beri bataklığın her türlü sırra sahip olması ve onu korumasına gönderme yapan kitapta "Bataklık Kızı" nın sırrının (aka Chase Andrews cinayeti) ebediyete kadar saklı kalması güzel bir
Kya'nın Şarkı Söylediği YerDelia Owens · Salon Yayınları · 20253,786 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2025 7. kitabı
Öncelikle incelemelerin geneline katılarak Agatha Christie'nin diğer romanları arasında sönük kaldığını belirteceğim. Sonlara doğru bir aksiyon, gerilim oluştu fakat onun dışında gündelik bir anlatımı vardı. Bazı noktalar çok üstünkörü bırakıldı bence kitabın uzunluğuyla kıyaslarsak. Daha karmaşık ve ince detay bir çözümleme bekliyordum olay örgüsünden. Birçok şeyden bahsedildi ama sonradan kıyıya köşeye atıldı. Kısacası ilk tercihiniz olmasın fakat çok tercihiniz yoksa tercih edilebilir.
Cadılar Bayramı CinayetiAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20232,138 okunma
Puan vermedi·173 syf.··
2025 6. kitabı
Kitabın ortasında başka bir hikayeye geçince biraz şaşırmıştım ancak kitap iki ayrı hikayeden oluşuyor. Birinci hikaye kitabın adı olan Fare Kapanı. Hava koşullarından dolayı bir malikanede kısılıp kalan, içlerinde bilinmeyen bir katilin bulunduğu bir grup insan anlatılıyor. Bu tarz kitapları çok okuyunca otomatik olarak en göze çarpmayan ve en olası olmayan kişiden şüphelenmek alışkanlık oluyor. Özellikle şüpheli olarak gözümüze sokulan karakterleri direkt elemiştim ama yine de sonunu tahmin edemedim. İkinci hikayede ise dedektiflik yapan bir çifte verilen görevde yaşadıkları anlatılıyor. Kendilerine danışan müşterilerinin hikayeleri çok eğlenceliydi. Bir kitapta 7 ayrı hikaye okumuş gibi oldum. Tek kötü yanı tüm olaylar çat pat bitmiş kapanmış gibi oldu ya da en azından ben öyle hissettim. Onun dışında klasik bir polisiye romanı vakit geçirmek için okunabilir. Tiyatro oyunu olarak da izlemek isterim bir gün Fare Kapanı'nı.
Fare KapanıAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20232,645 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 5. kitabı
Kitabı heyecanla ve merakla okudum. Olaylar o kadar ilginç ve art arda oluyor ki sıkılmaya fırsat bulamıyorsunuz. Polisiye romanlarının en sevdiğim tarafı her zaman beklemediğiniz şeylerin olması. Herkesten şüphe ediyor fakat bir sonuca varamıyorsunuz. Agatha Christie'nin her kitabı ayrı bir kalitede, ayrı bir okuma tadı veriyor.
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201843,6bin okunma