Ekselansları Zey

Ekselansları Zey
@xeny
Kurşunkalem eline kalın gelmeye başlamıştı, parmakları arasında zor tutuyordu. Aklına gelen düşünceleri yazmaya koyuldu. İlkin eğri büğrü büyük harflerle şunu yazdı: ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR. Sonra hemen altına ekledi: İKİ ARTI İKİ BEŞ EDER. Ama sonra kendini frenler gibi oldu. Sanki bir şeyden çekiniyormuşçasına kafasını toplayamıyordu. Ardından ne geleceğini bildiğini biliyor ama bir türlü anımsayamıyordu. Sonunda, kendiliğinden değil de akıl yürüterek anımsayabildi. Şöyle yazdı: TANRI İKTİDARDIR.
Sayfa 299 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Seni alt ettik, Winston. Perişan ettik seni. Bedeninin ne hâle geldiğini gördün. Zihnin de aynı durumda. Onurun ayaklar altına alındı. Tekmelendin, sopa yedin, sövüldün, acı içinde haykırdın, kendi kanın ve kusmuğunun içinde yerlerde süründün. Yalvar yakar oldun, aman diledin, herkesi ele verdin, bildiğin ne varsa söyledin. Bir insan daha fazla küçük düşebilir mi?” Winston, gözlerinden hâlâ yaşlar gelmekle birlikte, artık ağlamıyordu. Başını kaldırıp O’Brien’a baktı. “Julia’ya ihanet etmedim,” dedi. O’Brien, tedirgin bir biçimde ona baktı. “Evet,” dedi, “evet, çok haklısın. Julia’ya ihanet etmedin.”
Sayfa 295 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“Umurumda değil. Sonunda sizi alt edecekler. Er geç sizin ne olduğunuzu anlayacaklar, işte o zaman sizi paramparça edecekler.” “Bunun böyle olacağına ilişkin bir kanıt var mı ortada? Ya böyle olması gerektiğine ilişkin bir neden?” “Hayır. Yalnızca böyle olacağına inanıyorum. Başaramayacağınızı biliyorum. Evrende bir şey var, bilemiyorum, bir ruh, bir cevher, işte onu hiçbir zaman yenemeyeceksiniz.” “Tanrı’ya inanıyor musun, Winston?” “Hayır.” “O zaman, bizi yeneceğini söylediğin bu cevher nedir?” “Bilmiyorum. İnsan ruhu.”
Sayfa 291 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Winston biraz olsun toparlanmıştı. “Yapamazsınız!” dedi güçlükle. “O da ne demek, Winston?” “Demin anlattığınız gibi bir dünya yaratamazsınız. Bu bir hayal olmalı. Mümkün değil.” “Neden?” “Korku, nefret ve zulme dayanan bir uygarlık kurulamaz. Böyle bir uygarlık ayakta kalmaz.” “Neden ayakta kalmasın ki?” “Dayanıksız olur. Dağılır gider. Kendi kendini yok eder.” “Saçmalıyorsun. Nefretin sevgiden daha tüketici olduğunu sanıyorsun. Niye öyle olsun ki? Hem öyle olsa bile ne değişir? De ki, kendimizi daha çabuk tüketmeyi seçtik. De ki, insan yaşamının temposunu o kadar hızlandırdık ki, insanlar otuz yaşında yaşlanır oldular. Ne fark eder? Bireyin ölümünün ölüm olmadığını anlayamıyor musun? Parti ölümsüzdür.”
Sayfa 290 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“Geleceğin resmini görmek istiyorsan, bir insan yüzüne basmış bir postal getir gözlerinin önüne, sonsuza dek.”
Sayfa 289 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat