rüya

rüya
her şey ben yaşarken oldu. bunu bilsin insanlar.
Dante’nin cehennemi
9/10
·316 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 20:59
dante’nin cehennem’i edebiyatın en çarpıcı metinlerinden biridir. dante’nin kurduğu sistem o kadar düzenli ve güçlüdür ki, eser yüzyıllardır “en etkileyici cehennem tasviri” olarak anılır. dante, hem kendi içsel yolculuğunu hem de insan ruhunun karanlık taraflarını anlatıyor. kitap dante’nin karanlık bir ormanda kaybolmasıyla başlıyor ve romalı şair vergilius rehberinde cehennemde ilerlemesiyle devam ediyor. bu cehennem, 9 katmanlı bir yapı olarak tasvir ediliyor ve her katmanda farklı günahlar, kendi adaletine uygun cezalarla karşılık buluyor. kitapta sadece anonim günahlar ve günahkârlarla değil tanıdığımız birçok kişiyle karşılaşıyorsunuz. mitolojiden antik yunana, aristoklardan krallara, peygamberlerden şairlere ve yazarlara kadar herkes dante’nin cehenneminde. sokrates, platon, cleopatra, atilla, selahaddin eyyubi, sezar, brütüs ve daha bir çok tanıdık var. müslümanlar için önemli ve kabul edilemez olan ve bu kitapların yıllarca yasaklanmasının sebebi olan 2 kişi daha var: hz muhammed ve hz ali. dante hz muhammed ve hz ali’yi cehennemim 9. katına yani en kötü ve en korkunç yerine yerleştirmiştir. bu bölüm de hilekârlar, ayrılık çıkaranlar ve toplumu bölenler olarak adlandırılır ve en korkunç şekilde cezalandırılırlar. burda çok da şaşırıp tepki göstermemek lazım çünkü hristiyanlığın en yoğun olduğu dönemlerde koyu bir katolikti dante ve bu kitabı 1308’de yazdı. cehennem, 1300’lerin başında yazılmış olmasına rağmen, bugün hâlâ güncelliğini koruyor. çünkü anlattığı şey aslında değişmez: insanın zaafları, hataları ve adalet arayışı. kısacası bu kitap, sadece bir “cehennem hikâyesi” ya da dini bir metin değil; insanın kendine karşı verdiği en sert hesaplaşmalardan biridir. bir not: bence okuması ve anlaması kolay bir kitap değil. ilgilisi olmayana yorucu ve sıkıcı
İlahi Komedya / CehennemDante Alighieri · Alfa Basım Yayım Dağıtım · 20213,966 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
yaşamımın orta yerinde bulduğum anlam
9/10
·304 syf.··
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 23:13
kitabı iki şekilde incelemek istedim. birincisi kitabın ne olduğu hakkındaki net görüşüm, diğeri ise bendeki esas etkisi hakkındaki duygusal görüşüm. ilkinden başlıyorum :) kitap bize, hayatın ilk yarısını çoğu zaman başkalarının hikayesini yaşayarak geçirdiğimizi hatırlatıyor. ailelerin, toplumun, korkuların ve beklentilerin bize biçtiği rollerle kurduğumuz bir hayat… güvenli ama çoğu zaman bize ait olmayan bir hayat. sonra bir gün, çoğu zaman sessiz bir akşamda ya da içimizi sebepsiz yere sıkıştıran bir boşlukta, o soru beliriyor: “ben gerçekten kimim?” bu kitap tam da o sorunun eşiğinde duruyor. orta yaş dediğimiz dönemi bir kriz olarak değil, bir uyanış olarak okumayı öneriyor. çünkü insan bazen ancak kaybolduğunu fark ettiğinde kendini bulmaya başlayabiliyor. yazarın dili sert değil ama dürüst. okurken insan kendi hayatına istemeden de olsa daha yakından bakıyor: seçtiği yollara, vazgeçtiklerine, susturduğu arzulara… ve belki de ilk kez şu ihtimali düşünmeye başlıyor: hayatın ikinci yarısı, aslında ilk kez gerçekten yaşamaya başlama ihtimali olabilir. bu kitap bitince insanın elinde net cevaplar kalmıyor zaten. ama belki daha kıymetli bir şey kalıyor: kendine sormaya cesaret ettiği sorular ve nihayet kendini anlayabilme imkanı. sıra ikincisinde :) benim için çok etkileyici ve önemli bir kitap oldu. yaşamımın ikinci yarısından sonraki anlam arayışından ziyade ebeveyn ve çocukla ilgili yerlerde çok kaldım. kitap size ne yaşatıldığını, ne yaşatılamadığını, neden böyle olduğunuzu, kim olduğunuzu ve kimi olduracağınızı anlatıyor. önceden böyle kitaplar okuduğumda kendi çocukluğum üzerinden yorumlardım, kendi yaralarıma dokunuyormuş gibi hissederdim. ama şimdi bu kitapları var olan yaralar için değil, asla yaratmayacağım yaralar için okuyorum. şule gürbüz
Yaşamın İkinci Yarısında Anlam ArayışıJames Hollis · İletişim Yayınları · 2020280 okunma
açılın, hayatımın incelemesi geldi.
10/10
·639 syf.··
2025 35. kitabı
(yıllar boyunca okumayı hep erteledim. sanırım bunun sebebi şuydu; bu eseri hayatımda sadece bir kere ilk defa okuyacağım. sonrası asla ilk defa olmayacak. ve bu tadı hemen harcamaya kıyamadım. ama o gün geldi ve bitti. 2 ay boyunca dağlarla, köylerle ve memed’in cesaretiyle baş başaydım. ve şimdi bu incelemeye ne yazarsam yazayım hep eksik kalacak. yine de kendimce deneyeceğim. hadi bakalım.) ince memed, sadece bir roman değil; insanın içini acıtan ama aynı zamanda öfkelendiren, isyan ettiren, ayağa kaldıran bir hikâye. yaşar kemal bu kitabı yazarken sanki çukurova’nın sıcağını, tozunu, yoksulluğunu ve isyanını kelimelerin üzerine örtmüş. okurken yalnızca memed’i değil, ezilen herkesin kalbini takip ediyorsunuz. evet, kabul edelim: konu aslında bilindik. zulme başkaldıran bir başkahraman, güç sahibi bir zalim ve sonunda gelen hesaplaşma… dünya edebiyatında, destanlarda, filmlerde defalarca karşımıza çıkan bir anlatı bu. hatta ince memed dört kitap boyunca bakıldığında, olay örgüsü açısından belirli bir tekrar da içeriyor. dört kitapta da benzer bir döngü var: memed dağlarda kaçıyor, jandarma ve onu yakalamak isteyenler peşine düşüyor. köylüler onu saklıyor, besliyor, yol gösteriyor. ve her kitabın sonunda bir ağa ya da bir bey öldürülüyor. kâğıt üzerinde bakıldığında, bu tekrar “aynı hikâye” gibi görünebilir. ama ince memed’i ölümsüz yapan tam da burada başlıyor. çünkü yaşar kemal aynı hikâyeyi tekrar tekrar anlatmıyor; aynı yarayı farklı yerlerinden gösteriyor. her kitapta zulmün şekli değişiyor, korkunun rengi değişiyor, memed’in yükü ağırlaşıyor. kaçan sadece memed değil; bir halk, bir adalet özlemi, bir umut da onunla birlikte dağlara vuruyor. yaşar kemal’in dili ve anlatısı bu tekrarları monotonluktan kurtarıyor. doğa yine konuşuyor, dağlar yine sığınılacak
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
Puan vermedi·169 syf.··
2025 33. kitabı
yazarın bu kitabını okudum, ya da okumayı denedim. ancak maalesef benim beklentilerime pek uymadı. yeni bir hayat arayışı, kendini bulma çabası ve yalnızlık konuları benim için ilgi çekici bir potansiyele sahip olsa da, anlatım tarzı ve üslup bana hitap etmedi sanırım. kitapta bazı güzel fikirler ve duygusal anlar olsa da, genel olarak okuma deneyimim sırasında bağ kurmakta çok zorlandım. belki ince memed’den sonra okumuş olmanın mağduriyetini yaşatmışımdır kitaba, bilemiyorum. her okurun deneyimi farklı olabilir; ancak benim için kitap beklentilerimi karşılayamadı.
İkircikli Biricikİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 20151,083 okunma
bir adam, bir kör köpek, bir mısır filizi
9/10
·105 syf.··
2025 26. kitabı
terk edilmiş bir köy, kurak topraklar ve sadece iki canlı: yaşlı bir adam ve kör köpeği. herkes giderken onların kalmasının tek nedeni, toprakta yeşerecek bir mısır filizi. kitap çok sessiz ama çok güçlü. inanç, direniş, sadakat ve umudun ne demek olduğunu anlatıyor.. bu hayatta kolayca pes edilmemesi gerektiğini hatırlatıyor. doğaya karşı verilen mücadele bir yandan, insanın içindeki yalnızlıkla savaşı da bir yandan. kısa bir kitap ama etkisi büyük. okurken durup düşündürüyor. bir şeyin peşinden körü körüne gitmek mi, yoksa ona kalbinle bağlanmak mı? ikisi arasında ince bir çizgi var. adam ve kör köpek arasındaki sevgi ve sadakat, mısır filizine olan bitmek bilmez umutları, emekleri, korkuları, sevinçleri. bu kadar az sayfayla bu duyguları nasıl bu kadar yoğun verebildi, inanamıyorum..
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma