Rus milleti kendini halktan ayırmış, Avrupalılaşmış aydınların yan gelip yatmaları, gelişmeleri, güç kazanmaları uğruna emek vermeye mahkum bilinçsiz bir sürü müdür? Kim söyleyebilir öyle olduğunu?
Puşkin'in yabancı milletlerin yaratıcı damarını bulabilme gücüne dikkati çeker ken bir Shakespeare'in, bir Schiller'in evrensel önemini küçümser görünmek istemem, sadece bu güçte, bu gücün
derinliğinde bizim için nasıl büyük ve öncü bir işaretin yattığını belirtmek istedim.
Avrupa'nın bazı yüce dehalar yetiştirdiğini söyledim. Bir Shakespeare, bir Cervantes, bir Schiller mesela. Ne ki Puşkin'de bulduğumuzu bunların hiçbirinde bulamıyoruz.