İnsan henüz mevcut olmayan ve geleceği düşünmek suretiyle her şeyi görülmedik biçimde büyütmektedir Böylelikle ortaya ilk kez gerçekten Tasa kaygı korku umut dediğimiz şeyler çıkmaktadır.
Bu yüzdendir ki bütün şairler kahramanlarını buradan tekrar kurtarabilmek için tasa kaygı ve ıstırap dolu durumlara sokmak zorundadırlar. Dolayısıyla dramlar ve destanlar genellikle sadece savaşı ıstırabı eziyet gören erkek ve kadınları anlatırlar ve hayal gücü mahsulü olan her şey işkenceler içerisindeki insan yüreğinin kasılmalarını ve çırpınmalarını seyrettiğimiz bir gösteri kutusudur.
Istırap hayatımızın ilk ve doğrudan konusu olmadıkça varoluşumuz dünyadaki en değersiz ve uygunsuz şey olur. Dünyanın neresine baksanız hemen karşınıza çıkan ve nerede hayat varsa kaçınılmaz olarak orada bulunan İhtiyaç ve zaruretlerden kaynaklanan bu sınırsız acının bu muazzam ıstırabın hiçbir amaca hizmet etmediğini ve bütünüyle arazi tesadüfi olabileceğini varsaymak saçmadır.
Zaman şeylerin beyhudeliğinin sayesinde gelip geçici Lig olarak göründüğü biçimdir çünkü onun sayesinde bütün keyifleriniz ve zevklerimiz boşa çıkar ve ardından hayretle sorarız onlardan artakalan şimdi nerede diye.
Bu yüzden bu Beyhudeliğin kendisi zamanı niye yanı nesnel unsurudur ve dolayısıyla onun dışavurumudur bu sebepten ötürü zaman bütün algılarımızın apriori zorunlu biçimidir; her şey hatta kendi öz varlığımız bile zamanda kendisini göstermelidir.