"Ah, bir sarkaç gibi bir ölüme, bir hayata gidip gelen ruh'larla, sadece biyolojik yaşantısının içinde vakit dolduran ruhlar arasında ne büyük uçurum vardır!"
"Şeytan da utanç mı? Ne paradoks. Bir aşağılık duygusu belki. Ve en doğrusu, insan önünde bir aşağılık duygusu. Yaradılışında yüreğine konan kıskançlık beneği. Ruh gecesinin silinmez izi."
Sınırlarına hapsolduğumuz, doğru olduğuna inandığımız ahlaki değerleri keskin ve ironik bir
şekilde eleştirebilmenin adıdır bence Tante Rosa..
Özgürlüklerin umursamaz kadını. Bu minicik görünen kitabın satırları arasında hep yinelediği gibi, buradayım - buradayım- buradayım... diye
adeta bağıran, içimize bakan ama bize ait olmasını istemediği bir sessizliğe şahit oluyorsunuz.
Kitap, on iki hikayeden oluşuyor ama hepsi farklı
başlıklar ile aslında Tante'nin biyografisi tadında,
hüzünlü bir mizahı ve iğneleyici, gerçekçi bir dili
var Sevgi Soysal'ın..