"Bacağımız kırıldığında kendimizi aynı şekilde bükmememiz için bağ dokumuz doğal bir alçı gibi sertleşir. Benzer şekilde kalbimiz kırıldığında kendimize hissetme izni vermememiz için duygularımız katılaşır."
Mesut olmuş görmek isterdim hepinizi...
Bu bahar gününde, dertliyi, ümitsizi.
Terfi etmiş memur, sınıf geçmiş öğrenci,
Kadını, erkeği, yaşlısı, genci,
Bir bayram sevinciyle, kol kola, sokaklarda.
Su başlarında, ağaç altlarında, parklarda
Sevgililer, baş başa, muratlarına ermiş.
Çocuklar, el ele, bir halka oluvermiş.
Görmek isterdim camlardan, odalarda oturmuş,
Radyoyu açmış, küçük sofrayı kurmuş.
Yol, meydan, dere, tepe, dağ, bayır, kır...
Vapurlar, limanlarda yola çıkmaya hazır.
Gazinolar, plajlar, sinemalar açık.
Her dilden bir şarkı, her dudakta bir ıslık.
Ne yoksul ahı ne dul hıçkırığı ne hasta iniltisi,
Mesut olmuş görmek isterdim hepinizi!
Ziya Osman Saba
Zihninizin geçmişte takılıp kalmasının nedeni oraya geri dönmek istemesi değildir, sizin fark ettiğinizden çok daha büyük bir hasar almanızdır ve artçı şokları hala içinizde dalgalanıyordur.
Her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi ? Anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?
("kaygısız bir sevda inandırabilir yalnızca ağız dolusu gülüşler bir meltem gibi sakin hissettiren sevdalar omzuna baş koyabileceğimiz sevdalar.")
Kendimizin sürekli kötü yanlarını görüp düşüncelere çok fazla dalmamızın sebebi başkaları bizi bu düşüncelerle yargıladığında canımızın daha az acıması için önceden kurduğumuz bir savunma mekanizmasıdır.