Jurnal bir günlükten çok daha fazlası. Bu kitapta bir yazarın zihnine, yalnızlığına ve iç hesaplaşmalarına şahit oluyoruz.
Cemil Meriç burada süslemiyor, saklamıyor, rol yapmıyor. Kırgınlıklarını, öfkesini, hayal kırıklıklarını ve inançlarını olduğu gibi yazıyor. Bazen sert, bazen sarsıcı… Ama her zaman samimi.
Bu kitabı okurken şunu hissettim:
Bir insanın en çıplak hâli, kimseye göstermediği defterinde saklıdır.
Jurnal, düşünceyle yaşayan bir adamın iç dünyası. Aydın olmanın yükü, anlaşılmamanın acısı ve sürekli sorgulayan bir zihin… Cümlelerin altını çizmeden ilerlemek neredeyse imkânsız.
Kolay okunan bir kitap değil. Ama insanı büyüten kitaplardan.
Çünkü burada sadece fikir yok, ruh var.
Bende kalan duygu:
Yalnızlık bazen bir ceza değil, düşüncenin bedelidir.