Öpünce geçmiyor ya... Gözle görülmeyen yaralarımız var; ama anneden, ama babadan, ya da yardan... Canımızı yakan, sesimizi kısan anılarımız var. İlla ölmesi gerekmiyor gidenin ya da yüreği yakanın; yaralanıyoruz işte birinden. Hayali yara bantları yapıştırıyoruz gerçek yaralarımıza.
Bir sonraki yüreğe soruyoruz tüm yaşanmış acıların hesabını; işte o zaman kaybediyoruz. Her sabah yeniden başlıyor hayat, her sabah yeniden öğreniyoruz nefes almayı. Hayatta en pahalı şey, aldığımız o nefes...
Yolu uzun süre aşka düşmemiş bir adama denk gelirse yüreğiniz, çalkalayın; zira dibine çökmüş olabilir seven yanları. Çünkü yalnız yaşamak için çok fazla bu hayat.