Scarlett, baştan beri Ashley'in sevgisini yüreğinde taşımaktaydı. Ama Ashley kendi değerleri doğrultusunda; şeref, haysiyet gibi etik unsurlarla hareket edip(!) Scarlett'e aşık olsa da eşi Melanie'ye ihanet etmemektedir. Ashley'in tutarsızlıkları o kadar fazla ki ve karakteri bir o kadar da sönük...
Scarlett'in güçlü duruşu, hiçbir zaman boyun eğmeyişi, o kadar güzel ki...
Sadece sevmediğim yönü ise para için adeta sevmediği adamlarla olması. Savaş ortamı ya da bulunduğu koşullar bir yere kadar ama bir yerden sonra onun karakteri ortaya çıkıyor. Nasıl ki güçlü duruşu hiçbir zaman mücadeleden kaçınmayışı varsa, paraya da o denli tapışı da vardı Scarlett'in. Bu kitapta karakterini, duruşunu beğendiğim bir diğer insan ise Melanie oldu. Evet gerçekleri görüyordu ama hiçbir zaman duruşundan taviz vermedi ve en azından tutarlı bir hayat sundu kendisine ve etrafındakilere. Bu yüzdendir ki Ashley, bu iki güçlü kişiliğe sığındı. Ashley ahh ne çok istedim ve bekledim...
Scarlettle güzel bir hikaye ama olan bitenler hayal kırıklığı yarattı ben de.
Rhett namı diğer Kaptan Butler şu bizim de bildiğimiz politikacılara ne de çok benziyor değil mi?
Çalıp çırpıyor. Herkesin gözü önünde. Ama yine de Ashley'e oranla Scarlettle daha uyumlu olmuş, onun da kendince tutarlı bir insan olduğunu görüyoruz.
Bu kitap bir kez daha anlattı ki; toplumsal koşullar, büyük savaşlar, insanların hayatlarını derinden yaralar, yeni hayatlar sunar ve bazen hayatları yok eder ama hep ayakta olmak zorundadır insan; çünkü hala soluduğun bir hava vardır.