10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
GÜÇLÜ BİLİNÇALTI - MÜKEMMEL ZİHİN DR. BILIANA TODOROVA @altinkitaplar @nihllck.kitap Beyin bir olay, bilinç bambaşka bir olay ve bu ikisi çok fenalar... Bizi kandırıyorlar ve baskılayıp bizi yönetiyorlar... Bir yerde şükranlarımızı sunalım da bu bedenin ruhun sahibi olarak kararları benim almam lazım... Kodlarımızı yanlış yazıyor bazen... Beyni kandırmaya ilgili şeyler okuyup dinlemişsinizdir bir yerlerde... İşte bu kitap neler yapmanız gerektiğini anlatıyor. Ve en güzeli ne biliyor musunuz? Bilemezsiniz kitabı okumazsanız... Ben yine de size şunun tiyosunu vereyim, uygulamaları yazan doktor kendi bizzati denek olmuş uygulamaların çoğuna; diğerlerinde de deneyipleyip, özümseyip yazmış... Okuduğum en iyi bilinçaltı kitabıydı çünkü nasıl uygulamanız gerektiği de vardı... Ve bir insan olarak bilim adamlarına sesleniyorum... Duygularımızı ve mantığımızı birbirinden ayrıştıran bir makine yapın ve bunu ekranda biz izleyelim... Kendimi kandırmak istemiyorum artık yaaaa... Bu benim bilinçaltım var yaaa... Uffff beni fare gibi kapana kapatmış... Güçlü Bilinçaltı Mükemmel Zihin
Güçlü Bilinçaltı Mükemmel ZihinBiliana Todorova · Altın Kitaplar · 202672 okunma
10/10
·560 syf.··
2026 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 03:08
Aha da delirmeme ramak kaldı kitabın sonundaki üçüncü kitap alıntısı neeeee yazar benim psikolojimi bozmaya yemin etmiş. (istemiyorum o karıyı geri öldür sevmedim ben o detayı al onu burdan) Şimdi burayı görmezden geliyoruz, üçüncü kitaba kadar kendimizi kahretmeden önce birinci kitabın sonunu hatırlayıp ikinci kitabımızdan birazcık bahsediyoruz. Hazırsanız başlıyorum İlk kitabın sonunda babası Farah' a kendisine sadık olacak, ve tır teslimatlarını kocasına çaktırmadan yapacak bir ekip kurar. Bu ekip ise tam bir karmaşadan ibarettir zira Farah' ın anne ve baba tarafından kuzenlerinden oluşmaktadır. Her biri birbirinden farklı karaktere sahip, hepsi kendi götünü kollayan, grup çalışmasını pek de bilmeyen tiplerdir. Ama ikisi vardır ki daha bir araya gelmeden kötü bir şekilde tanışmışlardır: Kılıç Aslan ve Esvet. (Bu ikisi var ya gerilim hattı bu kitapta en çok bu ikisini okumayı sevdim, her sahneleri ayrı keyif verdi bana aralarındaki çekimden bahsetmeme gerek yoktur diye düşünüyorum üffff ) Ekip birbirlerine alışmaya çabalarken arka plan da biz Farah' ın aslında o ürkek halinden ne kadar da farklı olduğunu öğreniyoruz. İnanılmaz donanımlı bir kadın karşıladı bizi bu kitapta. Yaşadığı karanlık evreni alt edecek kadar da iyi eğitimliydi. Tabi bunu kendisinden başkası bilmemektedir. Ta ki tırların teslimat günü gelip kocasıyla birebir dövüşüp, ifşa olana kadar. (Sahneyi okurken kitlendim kitaba resmen) İşte bu olaydan sonra çiftimizi fena bir güven sorunu beklemektedir. Kitapta her ikisine de bakınca ikisi de haklı diyorsunuz. Yazar o empatiyi okura çok güzel hissettirmiş. Ama bu güven sorunları beni en az onlar kadar kırdı diyebilirim. Ayrıca biz bu kitapta inanılmaz kıskanç bir Gurur Kalender okuyoruz a dostlar düştüm kaldırmayın. Çiftimizin her fırsatta çekişmesi,
Sarkaç 2Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 2026223 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ormanın Kralı Aslan değil Tilki olmalı
Puan vermedi·224 syf.··
2026 11. kitabı
Müthiş bir ters köşe ,Harika bir kurgu … Okurken gözümün önünde canlandı saray o koşturmaca. İskender Pala’nın her zamanki gibi harika kalemi sonunu tahmin etmek pek mümkün değildi Ormanın kralı aslan degıl tilki olmalı …. Kitabı okurken yer yer merak duygusuna kapılıyorsunuz ama aynı zamanda yazarın betimlemelerinden de bitsin istemiyorsunuz yazar o kadar güzel yazmış ki daha önce la case de papel adlı bir dizi vardı onun tadında bir kitap kurgu müthiş son sayfalara kadar hırsız kim diye şüpheleriniz bitmiyor aşırı heyecan verici bir kitap ne diyebilirim ki İskender Pala gibi yazarlar hep yazsınlar hep okuyalım … Kaşıkçı elması gerçek hikayesi olsa bu kadar dikkatimi çekmezdi şahsen o kadar keyif aldım ki ve elması o kadar merak ettim ki … Porsuk ,Zindan Şeyhi ,Ceylan ,Bukalemun ,Tûti olayın asıl kahramanlarıydı ama kitapta bazı kahramanlar var ki okuyunca sizleri şaşırtıyor yaaaa olamaz diyorsunuz Kitap insanlara aslında güvenmenin de öneminden bahsediyor ama güvenmemenin de öneminden bahsediyor neden diye soracaksanız ben hikayede asıl kahramanların birbirlerine karşı dürüstlüklerine devletlerine karşı dürüstlüklerine ve birbirleriyle olan bağlarına bayıldım nihayetinde bir kaçı dışında bazıları yeni dahil olmuştu ekibe ama birbirlerine bağlılıkları vardı çok herkes görevine aynen uydu bir takım aksilikler gelişince bir kahramanımızın başka yere savrulması hariç tabi . Ve en önemlisi bazen bazı insanların hikayelerini bilmeden eleştirmeye gerek olmadığını düşünüyorum özellikle de Zafire Kadının hikayesi bana bunu düşündürtttü evet yaptığı yanlış ama bazen insan şunu düşünmeden edemiyor kime göre neye göre iyi Keyifle okuyacağınız okurken bir türlü elinizden bırakamayacağınız harika bir soygun hikayesi kitabın kapağından da anlaşılacağı üzere bir elmas
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,204 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 13:32
Soluksuz okudum resmen yaaaa... O kadar güzeldi kii... Ah be Drew... Hem gerilimi hem heyecanı o kadar yerindeydi ki, insanı sıkmadan sürekli sayfaları çevirmeye iten o dürtüyü tam yerinde yakalamış yazar. Gerçekten son zamanlarda okuduğum en kafa karıştırıcı ve heyecanlı kitap olabilir. Beklediğimden çok daha iyiydi diyebilirim. Kitap iki farklı bakış açısıyla anlatılıyor. Ana karakterimiz Drew, beş hafta önce kaybolan sevgilisinin davasında baş şüpheli. Herkes onu öldürdüğünü düşünürken o sevgilisini bulmak için sürekli ilanlar asıyor ama geri dönüş alamıyor. Tüm kasaba ona düşmanken o kimseyi umursamadan aramaya devam ediyor. Diğer karakterimiz ise ormanda gecenin bir yarısı uyanan, kim olduğunu ve ormana nasıl geldiğini hatırlamayan, tesadüfen devriye gezen polis aracına denk gelen ve ailesini bulma, kendini tanıma sürecinden geçen kızımız. İkisinin de hikayesi ortak bir noktada kesişiyor. Birisi kayıp hayatını arıyor, diğeri kayıp sevgilisini. Peki bambaşka yerlerdeyken birbirlerini nasıl bulacaklar? Ve daha da önemlisi birbirleri için doğru kişiler mi? Ya aradığı kız arkadaşı o değilse ve her şey için çok geç olursa?.. Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
Ben O DeğilimMegan Lally · Beta Byou · 2026203 okunma
8/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
“Hayat sanki bir Noel babaymış da diğer çocuklara türlü türlü hediyeler renkli şekerler dağıtmış ve bir tek beni unutmuş diye düşünürdüm.” Sizin de bazen böyle düşündüğünüz oldu mu? Yaşamın size haksızlık ettiğini, etrafınızdaki dünyadan çok farklı bir hayat sürdüğünüzü… Ben çok düşündüm. Hayat herkese aynı şartlarda tepsiyle sunulan bir fincan kahve değil ne yazık ki. Birilerine hazırdır hayat diğerlerine bir dağ tırmanışı adeta. Öyle işte… İç döküşlerimi kitabın konusuna çeviriyorum. Geçmişinden kaçmak için kendini izole eden birinin hikayesi. Yeni bir rutin oluşturup iddiasız yaşamında var olmaya çabalar. Bir gün yolda yürürken yaşlı bir adama gözü takılır. Geriye dönüp baktığında öyle birinin olmadığını görür. Bunu bir kez daha yaşayınca hayal ile gerçekliği birbirinden ayırt edemediğini sanarak endişelenir. Bir kaç gece uyumaz ve kendini deli olmadığına ikna çabasına girer ama bünye dayanamaz ve uyurr ama ben gerisini anlatmayacağım O yaşlı adam bir hayal ürünü mü değil mi ? Yoksa vicdanı ete kemiğe mi büründü? Bu sorularının cevabını ancak kitabın içinde bulursun Merak diyince de ben yaaaa Sonuçta halkla ilişkiler ve reklam okudum. Soru sorma tekniğini hep sevmişimdir. Yazan ve okuyanın en güçlü bağı böyle kurduğunu düşünürüm. Ben de yazdığım hikaye ve denemelerde insanları kendi iç dünyalarına dahil edip, sorgulamayı güçlendirmek için çok sık yaparım. Eğer bir paragraf sizi kendi iç dünyanızı sorgulamaya itiyorsa bence başarıyı elde etmiştir. Savaş Aşçı bunu mükemmel yapmış. İç monologlar harika bir yüzleşme yaratmış. Son dönem yazarlarından altını bu kadar çizdiğim bir roman okumak çok şaşırtıcıydı ve bu benim için bir onurdu. Akıcı, anlaşılır ince ince motiflemiş hikayeyi yazarımız. Gerçekten çok başarılı buldum. Kalemi daim olsun… benden bu
İnsan ve Duygular
HesaplaşmaSavaş Aşçı · Odessa Yayınevi · 202674 okunma
Puan vermedi
Baba sen ne yazdın yaaaa!!! Kitapla ilgili hiçbir şey duymadan tamamen önyargısız başladım kitaba ama açar açmaz paragrafsız bir anlatım ilk önyargıma ulaştırdı beni. Haydi bakalım zor bir okuma geliyor, dedim. Satırlar ilerken noktaların git gide azaldığını farkettim, bir iki sayfa nokta yoktu. Neyse devam et, virgüllerle bağla işte cümleleri, dedim. Üstüne anlatıcılar karışmaya başlayınca eyvah, eyvah, dedim. Geriye dönüşler ve anlatıcının, noktasız, konuşma çizgisiz ve isimsiz değişmesi zor bir okumaya yol açtı. Aynı anlattığı ülke gibi karmakarışık bir anlatım yolunu bilinçli seçmiş yazar kanımca. Llosa'nın Teke Şenliği'ni yeni bitirdigim için anlatılan başkanı Dominik başkanı Trujillo diye düşündüm. Cinsel sapkınlıklar ve öldürdüğü insanları timsahlara atmak onun diktatörlük döneminde olan şeyler. İlerledikçe yazarın tek ondan değil tüm diktatörlerden bir karma yaptığını gördüm. Hepsinden biraz var. Kiminin annesine düşkünlüğünü almış, kiminin saatleri, ayları kendine göre değiştirmesini, kiminin sofrada düşmanını düşmanına yedirmesini, kiminin şüpheciliğini, kiminin sarayda tavuk, horoz vb. beslemesini... Zor ama ilerleyen, anlaşılır bir kitap aslında. Çoğu yeri kafam başka yerlerde okumuş olsam, sayfalarda kaybolsam da anladım. Bir türlü ölmeyen, kaç yaşında olduğu bilinmeyen, kendisine çok benzeyen birini halka kendisiymis gibi sunan, onu öldürtüp, kendi ölümüne kimler üzülüyor, kimler seviniyor görüp ona göre davranan, halkın karşısına çıkmayan, babası bilinmeyen, annesini mumyalatıp, Azize ilan eden faşist General Alvarado bugün de karşınıza çıkabilecek herhangi bir diktatör. Dünya var oldukça olmuş ve olabilecek bir başkan... Tüm faşizanlıkların ve sapıklıkların bir kişide toplanması ise büyülü gerçeklik gibi algılanabilir. Bu da Marguez için vazgeçilmez
Başkan Babamızın SonbaharıGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 19821,402 okunma