O kadar çok muhabbet edesim var ki.. Anlatacak ise hiçbi kimsenin olmaması, herkesin yabancı olması...
Çatı
Özenle örüyorum çatısını Sana duyduğum aşkın, Sağlam kiremitlerle Yağmura ve güneşe alışkın. Ama biliyorum hiçbir zaman Bitmeyecek bu çatı, Ne şimdi, ne de bir başka sefer. Kırmızı bir balık olup Başlıyorlar sıçramaya Yerleştirdiğim bütün kiremitler Gözlerinin derin sularına Yerlerinden birer birer. Zavallı bir iskelet kalıyor geriye Sana duyduğum aşktan. -Ki yıkılmış yer yer- Üzerinde siyah kuşlar uçuşan. Metin Altıok ~Yerleşik Yabancı
Şiir
Senfoni
Önce sesin gelir aklıma Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm Güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli! Sonra cumartesi günleri gelir Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum Bir yağmur yağsa da beraber ıslansak. Kırk kere söyledim bir daha söylerim Savaşta ve barışta karada ve denizde Düşkünlükte ve esenlikte Zamanımız apayrı bize göre Yanyana olduk mu elele Aç kalsak ağlamayız biliyorum. İçim güvercinleri okşamış gibi rahat Sen yanımdayken ister istemez Geniş meydanlarda akşam üstleri Üstüste üç kere deniz üç kere çınarlar Sen yanımdayken ister istemez Uzak ırmakları hatırlıyorum. Arasıra düşmüyor değil aklıma Yabancı kadınların sıcaklığı Ama Allah bilir ya ne saklıyayım Yanında ihtiyarlamak istiyorum. Turgut Uyar
Sayıklıyor mu nee....
Böylesine derin bir kimsesizliğin ortasına bırakılmasaydım eğer, sığınacak soğuk bir taş duvar bile saray görünürdü gözüme. Ruhumun kırıklarından süzülen o buruk keder, her gece kadehimden taşan bir zehir gibi doluyor içime. Kaygılarımın nihayete erdiği, zihnimin o gürültülü koridorlarının sustuğu bir rıhtım arıyorum. Adımlarıma eşlik eden bu tekinsiz yollar bitse artık; içimde biriken o öfkeyi, o kırgın sitemleri kusmadan, huzurlu bir uykunun kollarına bıraksam kendimi. Göz pınarlarımda biriken o çaresiz yaşlar kurusa da, sabaha uyanırken aynada gördüğüm yüz kendime yabancı gelmese...
Rûken..
Rûken..
Bir yabancı gelir, hayatın akışını değiştirir; Sanki her şey, o an yeniden başlar gibi hissettirir.