Ehlibeyti kendilerine örnek ve önder alan toplumlar için Aşura, bir yıllık meşguliyetin ardından yeniden diriliş, yeniden irkiliş ve yeniden birlik günüdür. Bugünde Hüseyniler bir araya gelir, Hz. Hüseyin'i gözyaşlarıyla yâd eder, Yezid ve yezidilerin safında yer almaktan teberri ederler.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Şarkım ne alkışlar için Ne de yad ellerde şöhret için, Şarkım bu daracık ülke için Ta toprağın derinlerine. Orada dinlenir her şey Ve orada başlar. Cesur şarkı dediğin Hep yeni kalacaktır.
Sayfa 260·Kitabı okudu
Reklam
Ancak şimdi,bütün eski günleri ve hatıraları,hiçbir heyecan duymayacağımdan emin olarak, bir kere daha yad etmek isteyince,onun çehresini aramış,fakat bulamamıştım... Ve bende bir resmi bile yoktu...
Sayfa 168·Kitabı okudu
Ya eser koy, ya halef ya gövher-i ilmi hüner, Yoksa rahmetli senin namını kim yad eder. Hasib Dürri Efendi
Sayfa 9·Kitabı okudu
Babamın adı Oteldeki odasına girer girmez üzerindekilerle uzandı yatağa. Kalın perdeleri aralayıp pencereyi azıcık açsa iyi olur, içerisi havasız, rutubetli, sanki ıslak terlik kokuyor, yine de kalkmaya üşendi. Yorulmuştu, doğru dürüst uyumadan sabahın köründe kalkmış, uçağın sarsıntısı yetmezmiş gibi, üzerine üç saatlik otobüs yolculuğu yapmıştı bir de. Hemen otele yerleşip dinlenseler neyse; Murat otobüsten iner inmez kasabayı şöyle bir gezmek için tutturmuştu. Bir şeyler yedikten sonra iki saate yakın dolaştılar. Murat da yormuştu, çok konuşmamış, ama ne zaman ağzını açsa, yolları nereye çıksa, "Ne yapmışlar burayı böyle Tuncay, ne çirkin, ne saçma!" deyip durmuştu. Otuz beş yıl önceki gibi mi bulacaklardı? Değişecekti bir şeyler elbette. Üstelik öyle böyle bir otuz beş yıl da değildi - dünyanın, memleketin allak bullak olduğu, savaşlarla, hırgürle geçmiş onca yıl. Şaşacak ne vardı bunca? Murat yıllardır yurtdışında yaşıyor, sanıyor ki her şey hâlâ bıraktığı gibi. Lise sona geçtikleri yaz, bir sabah erkenden Tuncaylara gelmişti. Herhangi bir gün gibiydi, benzerini sık yaşadıkları, yaz bitene dek her Allah'ın günü yaşayacakları. Öyle olmamıştı; yalnız kaldıklarında Murat, "Biz gidiyoruz," demişti. "Tatil ha. Nereye?" diye sorduğunda derin bir soluk alıp temelli gittiklerini, ailecek bir aya kalmadan Fransa'ya taşınacaklarını söylemişti. Bu kadar yıl bir daha hiç görüşmeyeceklerini ikisi de tahmin edemezdi. On yedi yaşındaydılar, her zaman her yere gidilir, buluşmak, görüşmek daima mümkündür sanıyorlardı. Akrabaları varmış orada, iyi bir iş imkânı doğunca babası günlerce düşünüp taşındıktan sonra gitmeye karar vermiş. Adamın gül gibi işi varken, kasabanın en iyi terzisiydi, büyük oğlu seneye üniversiteye başlayacakken bu Fransa işinin nereden çıktığını
Sayfa 85·Kitabı okudu
Ancak, şimdi, bütün eski günleri ve hatıraları, hiçbir heyecan duymayacağımdan emin olarak, bir kere daha yâd etmek isteyince, onun çehresini aramış, fakat bulamamıştım... Ve bende bir resmi bile yoktu...
Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Reklam