Aylar önce birkaç satır okuyup bıraktığım bir kitaptı. Sonra Albert Camus'a olan ilgimden dolayı okumak istedim ve biraz sabredip okuduktan sonra elimden bırakamadım. Karakterin, bir noktada dönüşmek istediğim kişi olduğunu fark ettim. Ben de hayata böyle umursamaz bakmak isterdim. "Bence bir." Sözünü okuyanlar anlayacaktır. Sonu beklediğim gibi bitmese de aylar önce okumayıp yarım bıraktığım için kendime kızmama sebep olacak kadar güzeldi. Varoşçuluğun izleri de mevcuttu kitapta, bunu da çok sevdim. Karakter de beni kendine bağladı. Kitabın içine girip onunla sohbet edebilmek isterdim. Güzeldi, gerçekten güzeldi. Özellikle Papaz ile olan konuşması ve içsel monologları. Okunmaya kesinlikle değer.